31 Aralık 2013 Salı

Yılbaşı Kahvesi Yapalım Mı :)



Yeniyılı çok sevince ne yapsam içine yeniyıl ruhu katmadan duramıyorum. Kahve mi de yeniyıl havasında pişirip yanındaki kozalaklarla birlikte sundum ama kime? Kendime tabi ki:) Artık insanlar yavaş yavaş işlerinden çıkıp akşam için hazırlanmaya başladılar. En güzeli en neşelisi bu olsa gerek.. 
Yarında yeni yıl sofralarını görmeyi bekliyoruz. Benim asıl özendiğim şey ise yeni yılın ilk kahvaltısı. Şimdiden herkese iyi seneler :)

27 Aralık 2013 Cuma

Yılbaşı Sofrası Hazırlık Çalışmaları


 
Dün akşamdan itibaren hergünü yılbaşı ilan ettim ve artık yılbaşı masası hazırlamaya başlıyorum. Dün akşam da ufak bir açılış yaptık, güzel bir deneme oldu. Sonuçtan memnunuz:) Noelbabalı tealight'ı dün akşam Tansaş'ta aldım, 3TL :) Menüde tavuk, patates, yoğurt, turşu ve mısır ekmeği vardı.

24 Aralık 2013 Salı

Yeni Gözdem : English Home 3 Katlı Ferforje Stant

Evimizin yakınlarındaki AVM’lerde English Home olmadığı için çok sık uğrayamıyorum, ancak bir ay önce Gaziemir Optimum’a gittiğimde bu fırsatı değerlendirip English Home’dan birkaç parça aldım hemen. Bunların içinden bahsetmek istediğim beyaz ferforje 3 katlı stant. Aldığımdan beri büyük aşk yaşıyoruz kendisiyle, öyle güzel ki öyle pıtırak ki :)
 
Kesme şeker koymak suretiyle kullanan arkadaşlarımı gördüm ancak biz çayı şekersiz içtiğimiz için bu şekilde kullanmıyorum ben. Ayrıca Beyaz ferforje üstünde beyaz küp şeker tam olarak kendini göstermiyor o nedenle renkli şeyler koymak daha eğlenceli..
 
 
 

23 Aralık 2013 Pazartesi

Dostlarla Balık Sofrası ve Peçete Katlama Tekniği




Bir süredir telefonum tamirde ve ben istediğim yoğunlukta fotoğraf çekemiyorum, fotoğrafsız bir yazı da hazırlamak istemediğimden eskisi kadar yazı yazamaz oldum. Ben de çok detaylı olmasalar da instagram hesabımda bulunan ve eşimin telefonuyla çekilmiş fotoğrafları kullanmaya karar verdim.

16 Aralık 2013 Pazartesi

Kitap Yorumu: Ayşe Kulin / Gizli Anların Yolcusu

Son yazılarım üst üste kitap yorumları oldu ancak çok güzel kitap okudum bu ara ve unutmadan paylaşmak istedim sizinle. Canım arkadaşım Saloşumun Ağustosdaki doğum günümde hediye ettiği bu kitabı dün gece saat 01:00 civarında bitirdim ve sıcağı sıcağına yorumlamak istedim. Ben Ayşe Kulin'i çok severim ve bir çok kitabı da evimde mevcuttur. O yüzden iyimser bir önyargıyla okumaya başladım. Kitabın isminin baş harflerini birleştirdiğinizde GAY kelimesi ortaya çıkıyor ki bu da kitabın konusuyla ilgili fikir sahibi olmamızı sağlıyor.

12 Aralık 2013 Perşembe

Kitap Yorumu: Mart Menekşeleri - Sarah Jio / Arkadya Yayınları


Uzun süre ders çalışıp sonra birden boşluğa düşünce deli gibi kitaplara sardım. Bu kitabı da aslında çok önce biritrdim de yazmaya üşendim sanırım:) Lafı uzatmadan önce yazar sonra kitapla ilgili bir kaç yorumda bulunmak istiyorum. Aynı yazarın başka bir kitabını bu yazımda yorumlamıştım, orda da bahsetmiştim tarzından. Okumayanlar için özet geçeyim biraz. 

9 Aralık 2013 Pazartesi

Ne Okudum: Yağmur Sonrası - Sarah Jio / Arkadya Yayınları


Bir önceki kitap yorumumda Arkadya Yayınlarının beş kitabını birden aldığımdan, yayınevinin kitaplarının kapak tasarımlarının ve sayfa kalitesinin güzelliğinden bahsetmiştim. İlk okuduğum kitap Gökkuşağını Yakalamak isimli kitaptı. Yazımı okumak için tıklayabilirsiniz. Gelelim bu güzel kitabı yorumlamaya.

6 Aralık 2013 Cuma

Bi Daha Da PENTİ'den Çorap Alırsam

Kış geldimi benim koton çorap günlerim başlar. İnce kilotlu çoraptan hazetmiyorum, çünkü hem üşütüyor hem de kaşıntı yapıyor bende. O nedenle Pentinin 40 denye kilotlu çoraplarından halıyorum sürekli, ancak okadar çabuk kaçıyor ki parmak ucundan anlatamam. Aldığım bi çorabı en fazla 3 kere giydikten sonra bi bakıyorum hemen bi fire vermişim. Ayaklarımın anormal olduğuna kanaat getirip konuyu fazla irdelemeden hayatıma devam ediyordum. Ta ki LCW'den çorap alana kadar. Bir kaç ay önce kahve rengi eteğimle giyecek bir çorabımın olmadığını fark ettiğimde artık çok geçti çünkü ben kafamda kombinimi belirlemiş ve ona göre hazırlanmıştım. Sonra aklıma Carrefour'a gitmek geldi. Çorap bakıcam derken önce bi LCW'ye uğrayayım dedim, ordaki mağazası çok geniş ve güzel. Bi kaç parça bişey aldıktan sonra kasaya yöneldiğimde kilotlu çorapları gördüm. Baktım istediğim tonda kahve rengi çorap var, hadi deneyeyim dedim. Kaç aydır giyiyorum en ufak bir tüylenme, kaçma, yıpranma, elastikiyetin bozulması yok. Çok kaliteli. Pis Penti ise bi kaç yıkamada ufaktan tüylenmeye başlıyor, bel lastiği ve elastikiyeti deforme oluyor ve ucundan kaçmaya başlıyordu. Hiç ummadığım yerden hayatımın çorabını buldum resmen. Bundan sonra LCW'den alıcam 40 denye çoraplarımı. Diğerlerini bilmem tecrübe etmedim ama sesime kulak vermenizi tavsiye ediyorum. 

4 Aralık 2013 Çarşamba

Geldi Yılbaşı Ayı, Sardı İçimi Alışveriş Telaşı

Bugün İzmirde hava öyle soğuk ki öğle arasında yemekhaneye gitmeye bile üşendim ziraa dünden beri soğuk dolayısıyla karnım ağrıyor. Bu sebeple biraz online alışveriş sitelerini dolaşıp yılbaşı için araştırmalara giriştim. Ve kendime hakim olamayıp bi kaç parça bişeyler aldım. Hem aldıklarımı ancak çoğunlukla gözümün kaldıklarını paylaşmak istedim sizinle. Bu bir alışverişe azmettirme postudur. Dikkat ediniz!




Mudoda 3 alana bir bedava kampanyası varmış. Mudonun giysi bölümünden hazetmeyip aksesuar bölümüne bayılan bir insan olarak kendimi kaybettim diyebilirim.


Yılbaşı temalı müzik kutulu kupa 24,50 TL

3 Aralık 2013 Salı

Ne İzledim: Su ve Ateş



29 Kasım 2013 Cuma

Kitap Yorumu: Gökkuşağını Yakalamak/ Arkadya Yayınları

Arkadya Yayınlarına son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde sıkça rastlar olmuştum. Kapak tasarımlarının güzelliği, kitabının kapağında bitişik şekilde verilen püsküllü ayraçları herkesin malumu. Bunun dışında kitap sayfalarının kalınlığı ve kalitesi, basımda gösterilen özen, okurken not almak istediğiniz cümleler için ayrılmış sayfalar insanı cezbediyor.

Ben de sınav sürecindeyken çok sıkıldığım için, sınav sonrasında çok fazla beni yormuyacak kolay okunabilen ve insana umut veren hikayeleri olan bi kaç kitap almak niyetindeydim ki, Kitap Yurdunda Arkadya yayınlarının kampanyada olduğunu gördüm. Açıkçası bir kitapçıya girip de kitabın fiyatını öğrenmedim ama kitap yurdunda normal satış fiyatından kampaya yapılıp 11 TL'ye düşmüştü bir çok kitabı. Ben de biraz yorumlara bakarak biraz konularına bakarak o anki ruh halime göre 5 tane kitabını satın aldım.




İlk okuduğum kitap Kathleen Long'un Gökkuşağını Yakalamak isimli kitabı oldu.  Konusu; 40lı yaşlarında, 5 yıl önce sadece bir kaç gün yaşayabilen bebeğini kaybetmiş, eşin tarafında terk edilmiş ve babasını yeni kaybetmiş olan bir kadının nasıl mutlu sona ulaştığıyla ilgili. Bu kadar olumsuzluktan sonra nasıl ayağa kalktığıyla ilgili güzel motive edici cümleler okumayı bekliyordum ancak yanılmışım. Öncelikle kitabın kurgusu çok basit ve yazarın ilk kitabı izlenimi veriyor. Ancak öğrendiğim kadarıyla bazı ufak tefek ödüllere de sahip olan yazarın ilk kitabı değilmiş. Ödül almış bir yazardan bu kadar basit bir kurgu beklemezdim. Ayrıca çevirisinde de bir problem var bence çünkü cümleler çok kopuktu. Kitabın sonunu merakla bekledim, çünkü belki sonunda toparlar diye düşünüyordum ancak sonu da güzel ve yartıcı bir örgüyle bitmedi. Ben beklediğimi alamadım kitaptan bu nedenle tavsiye edemiyorum. Ancak aldığım diğer Arkadya Yayınevi kitaplarından umutluyum. Hali Hazırda Sarah Jio'nun Yağmur Sonrası kitabına başladım bile. Bitirdikten sonra sizlerle paylaşıcam.

26 Kasım 2013 Salı

İnstagram Günlüğüm

Madem herkes düzenli olarak instagram fotoğraflarını paylaşıyor, bende paylaşırım arkadaş. Modayı takip ediyorum her türlü bu böyle biline! İnstagram hesabımı burdan takip edebilirsiniz. Gelelim fotoğraflara...

 

17 Kasım 2013 Pazar

Sen Bi Güldün Güneş Doğdu İçime, İyi Ki Doğdun Aşkım



Evet o gün benim için çok yoğun bi gündü, evet 5 gün sonra çok öenmli bir sınavım var ve evet o gün fiziksel olarak da iyi olmadığım bir gündü ama bu kadar bi süprizi hazırlamak 15 dakikamı aldı. Bazı şeyler için fazla zamana ihtiyaç yoktur. Kafamızdaki tabuları yıkmak için niyetimizi değiştirmemiz yeterli. Herşey aşk için..


13 Kasım 2013 Çarşamba

Çalıkuşunu Kaçırmadan İzleyenler İçin Fahriye Evcen Ropörtajı

 

Çok sevdim ben bu diziyi, kastı çok başarılı bence. Tabi ki biraz normal dışı giyinme şekilleri ve dialoglar var ancak bunlar zamanın kültürüne vurgu yapmak için kurgulanmış, renkli anlatımlar. Netice de dizi de büyük bir kurgu değil mi? Fahriye Evcen'in ne kadar güzel olduğunu unutmuşum ben! Bayıla bayıla kızı izliyorum resmen. Su gibi ya. Bi de Özcan Denizle çıkmasaymış süper olcakmış. Sözü fazla uzatmadan resimler ve röpörtajla başbaşa bırakıyorum sizi. Daha fazla bilgi için tık tık:)

12 Kasım 2013 Salı

Nasıl Ders Çalışılmaz?

Bu bir KPSS alan derslerinden (İktisat, Maliye, Hukuk, Muhasebe..) sınava girmiş ve Kurum Sınavlarına hazırlanan birinin yapmaması gerekenlerin neler olduğunu anlatan bir yazı. Efendim 2 hafta sonra yine bir Kurum Sınavına girecek biri olarak aldı beni bir telaş. Sınavın yapılacağı 2 ay önceden belliydi ama ben son 2 haftaya sıkıştırdım. Elimde değil öyle uzuuunnn günler boyunca ders çalışamıyorum, konsantre olamıyorum ben. Yumurta kapıya dayanmadan ders çalışılmaz felsefesinin en kuvvetli savunucusuyum!

7 Kasım 2013 Perşembe

Minik Detaylar

Bazen  minicik detaylar bulunduğu yerin havasını birden değiştirebiliyor. İşte bu iki minik gemicik de Kuzenimin hediyesi. Eşimle benim için işyerindeki masalarımıza koyarız diye almış ama ben kıyamadım orda kullanmaya. Evde salonumdaki televizyonun üstündeki rafta bulunan balıklar ve geminin önüne koydum. Bakıp bakıp sevesim geliyor:)

6 Kasım 2013 Çarşamba

Actifry'da Tavuk Kanat Tarifi ve Aşk Masası:)


Ben aslında tavuk kanatdan pek haz etmezdim. Küçükken pikniklerde babam hep mangal yakar ve hep de tavuk kanat yapardı. İlk başlarda seviyordum ama bi süre sonra öyle bir bıkmışım ki en az 15 sene falan ağzıma sürmedim diyebilirim, taaa ki Actifry'da deneyene kadar. Pek çıtır pek güzel oluyor şiddetle tavsiye ediyorum. Gelelim special tarifime:)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Kakaolu Cevizli Cookieyle En İyi Türk Kahvesi Gider



Yemek Vakti Blogunda tarifini gördüğümden beri aklımda olan kakaolu cookieleri geçenler yaptım da muradıma erdim sonunda. Hiç vakit kaybetmeden tarifini merak edenleri buraya yönlendireyim. Ben ilk defa bu tarz bişey yaptığım için şekiller tam yuvarlak olamadı, siz başarabilirsiniz bence.

1 Kasım 2013 Cuma

Hasta Kocama Gözüm Gibi Bakarım Sofrası ve Browni Tarifi



Havaların soğumasıyla birlikte herkeste bir hastalık hali. Hayret ediyordum hala ben hasta olmadım derken, soğukta balkona çıkıp sigara içmek uğruna kendini üşüten canım kocam şifayı kapınca eve hastalık girmiş oldu. Birden bire hastalandı ama, öyle yavaştan gelmedi hastalık. İlaçlar fazla fayda etmeyince ben de koca karı yöntemlerime geri döndüm:)

28 Ekim 2013 Pazartesi

Bernardo Kayık (Tekne) Formlu Tabak Kullanım Önerileri

Bernardonun geçtiğimiz Kurban Bayramında çok güzel bir indirim kampanyası vardı. Mağazanın neredeyse tamamında bayram sonuna kadar yüzde 50 indirim vardı, hatta bazı ürünlerinde yüzde 70 indirim mevcuttu. Ben de biraz fazlaca alışveriş yapmış olabilirim bu nedenle:) Hatta şu yazımda paylaştığım kırmızı lale formlu tabağı da aynı şekilde Bernardodan almıştım. 12 TL gibi komik bir fiyata:)

Sarışından Esmere Keskin Bir Dönüş, Hayır Bunalımda Değilim






Bayağı bildiğin sarışınken çikolata kahvenin en koyu tonuna, 3 numaraya saçlarımı boyatarak şok etkisi yatattım çevremde. Yaklaşık iki yıldır sarışın sarışın etrafta dolaşıyordum, çok da seviyordum saçımın rengini aslında, ama artık yeter dedim. Sıkıldım kendimi aynı görmekten. Belki bu kadar koyu renge de dönmezdim ancak, kuaförün koltuğuna oturunca "olucaksa tam olsun" diyip nerdeyse siyah saçlarla çıktım kuaförden. Kocam tek kelimeyle bayıldı. Bi anda başka bi kadınla evli gibi oldu adam:) Daha genç gösterdiği konusunda genel bir kanı var, ziraa açık renk saç bir kaç yaş fazla gösterir buna katılıyorum. Şimdilik durumum bu.

27 Ekim 2013 Pazar

Mutlu Pazar Kahvaltısı


Herkese mutlu pazarlar.. Bugün saatlerin bir saat geri alınmasından mütevellit erken kalktığımı zannederek kafama taş düştü falan sanmıştım ama sonra gerçeği kavrayınca tamam dedim çok şükür sağlıklıyım:)

25 Ekim 2013 Cuma

Dışarıda Kahvaltı Etmeyi Neden Sevmiyeyim Ki..



İzmirliler Alsancak Swiss Otelin yanındaki Midpoint'i bilirler. Çok güzel bir bahçesi ve harika bir manzarası var. Ben kahvaltısını ilk defa denedim. Sıcak kahvaltı tabağı diye geçiyor. Klasik kahvaltı tabaklarının dışında doyurucu ve lezzetliydi.Özellikle huzurlu bahçesinde, günün o saatinde kuş sesleri eşliğinde uzuun bir kahvaltı ettim. Kahvaltı boyunca yapılan çay servisi de çok yerindeydi. Ben çok çay seven bir insan olmadığım halde mekanın çayının içimi çok rahattı. Bir İzmir klasiği olan rokanın kahvaltı tabağında bulunması çok güzel düşünülmüş bir incelikti. Sonuçta salçalı sosis ve soslu patatesin yanında fresh bir lezzet içimin bayılmasına engel oldu. 

Belki dikkatinizi çekmiştir, genelde kahvaltı tabaklarında bir yumurta veriliken tupturuncu sarılarıyla iki yumurta servis edilmesi, işin bonusu oldu.  Sonuçta gayet lezzetli bir kahvaltı edip uzun uzun çayımı içtikten sonra lavaboyu kullanmak için iç tarafa geçtiğimde de en az bahçe kadar etkilendiğimi söylemeden edemiycem. Öncelikle masaların arasının açık olması, mekan tamamiyle dolu olsa bile sıkışıklık hissini yaşamanıza engel olucak konumda. Hijyen konusunda da sınıfı geçti. Sonuçta Midpoint herkesin bildiği bir mekan olduğu için fazla söze gerek yok diye düşünüyorum. Ben şimdiye kadar kahvaltısının tadına hiç bakmadığım için bu konuda da sınıfı geçtiğini belirtmek istedim.



Bugün akşam yine arkadaşlarla Midpointe gidiyoruz, ben isteğim üzerine tabi:) Sanırım bundan sonra daha sık ziyaret ediceğim bir yer olucak. Şimdiden iyi haftasonları herkese..

22 Ekim 2013 Salı

Çalışan Kadının Akşam Keyfi




Çalıkuşu izlerken bi yandan ütü yapıp bi yandan kahve içmektir. Hatta reklam aralarında da O Ses Türkiye izleyip ütülerin hepsini bitirdim, yoksa beklerdi günlerce. Kim demis televizyon zararlı diye, bana faydalı valla:)

Dan Brown Sözüm Sana, Seni Son Zamanlarda Hiç Beğenmiyorum!

Beni az çok takip edenler hatırlayacaktır, yabancı dil sınavı YDS'ye hazırlanırken Dan Brown'un Kayıp Sembol kitabını İngilizce olarak okudum, hatırlamak isterseniz burdan buyrun. Sınava bu şekilde çalışmak hem hızımı hem de puanımı arttırdı, tavsiyemdir.  Bugün ki asıl meselem kitabın konusu. Davinci Şifresi'ni 2 kere okuyup 3 kere filmini izledim, Melekler ve Şeytanları ise bir kere okuyup 2 kere fimini izledim. Deli miyim manyak mıyım neyim. Demek ki çok beğenmişim. Bir de fazla ses getirmeyen İhanet Noktası isimli kitabı var, onu da okuyup "fena diil ama süper de diil" diye düşünmüştüm. Ancaaaakkk, bu Kayıp Sembol nedir arkadaş, ne ayaktır bu kitap? Son sayfalarda artık iyice elimde süründü kitap, hep aynı bina aynı konu bir sürü gereksiz ve çoook detay semboller öf pöff yani. Ki ben Davinci Şifresinde de Melekler ve Şeytanlarda da detaylarları ve sembolleri sevmiştim çünkü bahsettiği objenin ne anlama geldiğini genelde bir yada iki sembolle anlatıyordu, ancak bu kitapta bir işareti 157561151 milyon farklı anlamından falan bahsetmiş. Höh yani. Bi kop git arkadaşım. Açıkçası bana kitabı kendisi yazmamış, asistan ekibine (ki böyle bir ekibi var) getirin bana Mayaların Mısırlıların Yunanlıların kullandığı sembolleri karıştırıp kitap yapın, ben de üstüne bi kurgu yazayım olur biter demiş gibi geldi. Yazarın fazla bir emek harcadığını düşünmüyorum. Ne yapsam tutuyor kafasında yazılmış gereksiz bir kitap.



Bir diğer sinir bozucu kitabı ise Cehennem. Vallahi sinirlenmiyim diyorum ama tutamıyorum kendimi. Salon kadını çizgimden kaydım şurda iki dakikada. Fazla da konusuyla ilgili ip ucu vermek istemediğim için detaya inmeden bahsedeyim. Netice yazarın son kitabı ve hala çok satılanlar listesinde. Almayın bence hiç gerek yok. Ama tabi ben Floransadaki yerde biten çimlerin, havadaki bulutun, binalardaki bütün tuğlaların tarihini falan bi 300 sayfa kadar okumak istiyorum diyorsanız hay hay zevk sizin. Bildiğiniz gibi kitabın sonu İstanbulda geçiyor. Adamın gerçekten İstanbul'a geldiğinden bile şüpheliyim çünkü o kadar basit ve politik cümlelerdi ki, hiç bir detay yok. Hatta Burka giyen kadınlardan bahsetmiş ki, Burka Afganistanda Pakistanda falan giyiliyor bizde hiç yok, o derece diyeyim. Saçma sapan bi kitaptı, sakın almayın. Yine ne yazsam tutuyo kafasında yazılmış hatta yazdırılmış bir kitap. Yazarın kurgu anlamında kafa yorguğu belkide sadece 100 sayfa vardır. geri kalan 400'e yakın sayfa sadece tarih bilgisi, asistan işi yani. 



Gözümden düştün Dan Brown, daha da zor toplarsın!

20 Ekim 2013 Pazar

Mutlu Pazarlar Herkese..

Gece geç yatıp sabah geç kalkmak çalışan bayanlara her zaman nasip olmuyor tabi. Son tatil gününde ben de dibine kadar bu durumu kullanıp 12 de kalktım. Ayıp mı? Bence diil. Biz arada bir kahvaltıda patates ve patlıcan kavurması yemeyi seviyoruz. Sona doğru ocağın altını iyice açıp iki tarafını da kızartıyorum.


18 Ekim 2013 Cuma

Güzel Bayram Mutlu Bayram

Herkesin geçmiş kurban bayramını kutluyorum.   Bu uzuuun bayram tatilinin herkese çok iyi geldiğine eminim. Biz bayramda İzmir dışına çıkmadık. Aslında süper bi tatil fırsatıydı ancak eşimin evde biraz çalışması gerekiyordu. Allahım okadar çalışkan bi aileyiz ki, bayramdan sonra ben de Defterdarlık uzman yardımcılığı sınavına hazırlanmaya başlıycam. Oturma odası eşimin evraklarıyla dağılmış durumda, e ben nerde çalışacağımdır arkadaş ? 3+1 eve 2 kişi sığamadık vesselam..



6 Ekim 2013 Pazar

Biz istersek hep bahar..

Memleketime kış geldi vesselam. Bende de bi tembellik ki sormayın. Midilliyle ilgili daha çok yazıcağım çok şey var ancak fotoğrafları toparlamam gerekiyor.

Soğuk sonbahar günlerine inat banyomda bahar devam etsin..

Sınavlardan başımı kaldıramadığımdan yazı yayınlayamıyorum, ancak takipteyim.. Sevgiler:)

9 Eylül 2013 Pazartesi

Midilli Adası/ Lesvos - Adaya Geliş








Midilli Adasına Ayvalıktan kalkan feribotlarla yaklaşık 1,5 saatte geçiliyor. Gümrük kısmı çok komikti. Biz oluşan uzun kuyrukta ayakta sıra beklemek yerine, ayvalık tostumuzu yiyerek ve çayımızı içerek kahvaltı edip, sıranın bitmesine yakın kuyruğa girip 10 dakika bile beklemeden gümrük işlemimizi hallettik. Zaten ne çantanız aranıyor ne dedektörden geçiyorsunuz hiç bişeye bakmıyorlar.Bu arada arabanızla Ayvalığa geldiyseniz, iskelenin hemen yanında otopark var günlük ücreti 10TL, ama biz arabamızı hemen yakınlardaki Emniyet Müdürlüğünün önüne bırakarak otopark parası vermedik.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Yaşasın Doğumgünüüü......




Efendim geçirdiğimiz 29 Ağustos tarihi benim doğum günümdü. Kaç olduğumu sormayın ziraa yalan söyleme ihtimalim yüksek:P 28 buçuktan 29 diyerek konuyu kapatmak istiyorum, üstüme gelmeyin!

13 Ağustos 2013 Salı

Bahar Alerjisine Savaş Açtım!

Aylardır geceleri nefes alıp vermekte zorlanıp, sürekli reklamlarını gördüğüm Breath Right'ı alsam mı acaba diyordum. Aldım mı? Hayııııırrrr. Ama Anneminkini kullandım:)

Bayramda Kuşadasında yazlıktayken doğa beni yine ele geçirdi ve ilk gece boğulurcasına uyandım sürekli. Bi de bebekler gibi sürekli burnumdan nefes alıp tıkandığımda ağzımdan nefes almayı akıl edemiyorum. Oldum olası sevmem ağzımdan nefes almayı, sanki toz kaçıyormuş gibi geliyor bana. Ertesi gün anneme söyledim uyuyamadığımı,  benim canım annemde varmış bu icat. O gece hemen kullandım. Allahım rüya mı bu demeye kalmadan rüyaya daldım:)

Fosur fosur nefes alıyorum bildiğin:) Bi güzel bi güzel... Rahat rahat uyudum. Rahatsız da etmedi bantın varlığı. Tavsiyemdir.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Bayram Keşfi- Kuşadası Ağaçlı Köyü

Herkesin geçmiş Bayramı Mübarek Olsun. Evet ben biraz geç kaldım kutlamakta ancak bu bayram İzmir Balıkesir ve Kuşadası arasında mekik dokumaktan fırsat bulamadım maalesef. Hızlı geçen bayramımızla ilgili detayları başka yazılara bırakarak olmadık zamanda karşımıza çıkan güzel bir köyden bahsetmek istiyorum.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Çekirdek Aile İftar Sofrası ve Kuru Üzümlü Kayısı Hoşafı


Ramazanın son 10 gününe girdik bile. Nasıl geçtiğini anlamadım gerçekten. Günlerin uzun ve sıcak olması dolayısıyla gözümde büyüttüğüm gibi de olmadı oruç tutmak. Bütün günleri tutmadım, başlarda çok fire verdim ancak şimdi ara vermeden tutmaya çalışıyorum. Daha önce de söylediğim gibi hem misafir ağırladık hem de bolca misafir olduk bu Ramazan'da, ancak ben bir türlü fotoğraf çekip yayınlayamıyorum. Bu kısır döngüm devam ediyor hala. Yemekler sıcak kalsın diye misafirler gelmeden sofraya koymuyorum. E onların yanında da fotoğraf çekemiyorum. Bu ne yaman çelişki anne!


23 Temmuz 2013 Salı

Tembel İşi İftar Ve Tv Ünitesi Dekorasyon Değişikliği

Önceden de belirttiğim gibi bu yıl Ramazanımız çok hızlı ve dolu dolu geçiyor. Sanırım eşimle başbaşa yaptığımız iftar sayısı en fazla 4'dür. Sürekli ya misafir kabul ettik, ya bi yere gittik. Sıkıcı sınav sürecinden sonra bu yoğunluktan çok memnunum.  Ancak şöyle ufak bir sorun var ki sabah 7:30'da kalkan ve akşam 19:00'da evde olan biri olarak yorulmuyor da değilim. Özellikle oruç tuttuğum günler sahur da işin içine girince biraz uyuklama modunda oluyorum.


20 Temmuz 2013 Cumartesi

YDS (Yabancı Dil Sınavı) Nasıl Çalışılır 2 - Kitap Okuyarak!



Eski adı KPDS olan sınavımızın artık nur topu gibi başka bir adı var: YDS. 2013 İlkbahar YDS'de gördüm ki artık eski taktiklerle bu sınava hazırlanmak zaman kaydı. Adamlar bildiğin İngiliz olmanı istiyor senden! O nedenle ben de bir İngiliz gibi davranıp İngilizce kitap okumaya karar verdim. Ziraa sınavda artık gramer bilgisi falan anca 40 puana kadar yardımcı oluyor. 40 puanın üstü direk kelime bilgisi ve okuduğunu anlamaya ve özellikle yorumlamaya yönelik. Yorumlama bilgisini geliştirmenin en güzel yolu kitap okumak. Günlük hayatımda İngilizce konuşmadığım, okumadığım ve dinlemediğim için sınavda süreyle ilgili problem yaşadım. Bu sınavda hız HERŞEY! 2010 da girdiğim KPSD'den 82 almıştım ve bu durumu tamamen önceki yaz İngilizce kitap okumaya borçluydum. Sınavda süre probemi yaşamamıştım ve hatta zamanım artmıştı. İngilizce bildiğiniz gibi çok nankör bir dil olduğu için hemen geriye doğru sarıyor zaman sizi. 

18 Temmuz 2013 Perşembe

Küçük Kardeşimin Doğumgünü:)

Kardeşimle aramızda 6 yaş var ve bu yaş farkı benim kendimi onun annesi gibi hissetmeme engel olmuyor:) Liseden yakın arkadaşlarımı iftara çağırdığımda bahaneyle kız kardeşimin de doğumgününü kutladık. Kendisi zaten 2 kere kutlamış olduğu için bu üçüncü kutlayışıydı. Ben de normal pasta almak yerine muffin yaptım. Hatırası oldu:)


İlk denemem olduğu halde fena olmadı aslında. Bi dahakine daha başarılı olucağımı umuyorum. Bu kekler bi harika dostum:) 

17 Temmuz 2013 Çarşamba

2013 Ramazan Ayı İlk İftar Menüm ve Milföyde Köfte Tarifi

Daha önceki yazımda belirttiğim gibi bu sene Ramazan ayına çok hızlı bir giriş yaptım ve 6 günde 3 grup misafir ağırladım. Bugün itibariyle Ramazan'ın 9. günündeyiz ve biz eşimle daha hiç iki kişi iftar açmadık. Bugün yine sevdiğimiz bir arkadaşımız davetli bize. Eşi Amerikalı ve şu anda ailesini ziyaret amacıyla yurtdışında. Bizimde arkadaşımızın iftarını yanlız açmasına gönlümüz razı olmadı o nedenle bugün de misafirimiz var. Anlıyacağımız bizim için bu ay çok hareketli ve hızlı geçiyor.


15 Temmuz 2013 Pazartesi

Cevizli, Fındıklı, Bademli, Kayısılı, Üzümlü Muffin (Ya da Kek)

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Bana asırlar gibi gelen ama aslında bir kaç hafta süren ayrılığımızın sebebi artık herkesin malumu olan KPSS A Grubuna 28 yaşından sonra çalışmaya başlamam ve 6-7 Temmuzda sınava girip bu macerayı sonlandırmam oldu. Gerçi süreç yeni başlıyor, puanlar açıklandıktan sonra Kurumların kendi açtıkları sınavlara başvurup onlara çalışmam gerekicek.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Blog Lovin Vakası

Hiç hoşlanmadım bu durumdan ve bloglovini de pek sevmedim. Nasıl kullanıcağımı öğrenme çabasındayım. Örneğin kendi bloğumla ilgili bilgilere nerden erişicem çözemedim.

Velhasıl takip etmek isteyenler lütfen aşağıdaki linki tıklasın.

Koca Dediğin Karısını Böyle Uyandırır

Herkese günaydın:)

Benim canım kocam dün sabahımı işte böyle renklendirdi:)


Sonrasında ise işte bu kahvaltı tabağı ve yanında simit ve peynirle güne mutlu başlamamı sağladı. Hatta akşam yemeğinde bile ben mutfağa girmedim o derece güzel bi gündü. Bi kadın daha ne ister ki. Burdan siz halkımın huzurunda kendisine bir kez daha teşekkür edip devamını beklediğimi belirtmek isterim:)

29 Haziran 2013 Cumartesi

Küçük Bir Dokunuşun Yarattığı Fark

Daha önce banyomda yaptığım değişikliği sizinle bu yazımda paylaşmıştım. Geçen gün Koçtaş'a gittim sıkıntıdan. KPSS'ye bir hafta kaldı bugün itibariyle. Ben de malum 30 yaşıma bir yıl kaldığı halde memurluktan kurtulup kariyer bir mesleğe geçebilmek için ders çalışıyorum. Bitmedi bitmiyor. 



Konumuza dönersek bi kaç bişeyle birlikte banyom için fotoğraftaki çiçekleri aldım. Kelimenin tam anlamıyla cuk oturdu rengi. Aynamın önündeki çiçeklerle, resimde gördüğünüz çiçeğin içindeki açık renk olan parçayla tonları çok uyumlu oldu. 13TL olması lazım fiyatı. Aslında bence ederi 10TL aman napiim beğendim. Zaten canım sıkılıyo. Balkonum için güzel çiçekler aldım aldım bi de bi yaramazlıklar yaptım balkonda :) Resimlerini çekince paylaşıcam sizinle.

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin