30 Ocak 2013 Çarşamba

Muhteşem Yüzyıl 83. Bölümde Neler Oldu?



 

Malumunuz bir önceki bölümde Makbul İbrahim Paşa, oldu bize Maktul İbrahim Paşa.. 
Paşa boğulduktan sonra odasından çıkartılırken Sümbül Maktulü gördü ve koşa koşa gitti Hürrem Sultan'a yetiştirdi. Hürrem şoka girdi tabi ama yine zaferinden dolayı gayet marur. İbrahimin tabutunu Hatice Sultan'la yaşadıkları eve getirdiler. O sahnede ben şahsen Haticenin performansını yeterli görmedim. Ses olarak iyiydi güzel ağladı, tüylerim diken diken oldu. Ancak hem sahnesi kısaydı hem de kocasına aşık bir kadının cesedi gördüğünde kendini daha çok kahretmesi lazımdı. Neyse efendim, ablaları içeri aldılar Hatice'yi teskin etmeye çalıştılar falan ama tabi olmadı. 
Önce Süleyman'a gitti nasıl kıydın sen en yakın arkadaşına dedi, bir de asıl Süleyman'ı etkileyen "Sana bakınca babamı görüyorum" cümlesini kurdu. Babaları da ne acımasızsa artık.. Süleymanın yanından çıktıktan sonra Hatice Sultan Hürrem'e bir güzel çemkirdi. ( Her zamanki hali, sadece çemkiriyor yeminler ediyor ama hiç bi halt edemiyor.) 

Bir sonraki sahnede Süleyman Divan'ı topladı ve Hürremin işlerini gören Ayaz Paşayı Vezir'i Azam, Şah Sultanın adını bilmediğim kocasını da Rumeli Beylerbeyi yaptı. Hürrem tabi bu haber karşısında boş durmadı hemen Ayaz Paşa'nın yanına gitti, Rüstem Paşa'yı İstabula çağırdığını söyledi ve Rüstem'i Kubbe Veziri olarak padişaha önermesini istedi. Adam gıcık oldu,  e normal tabi kadın daha ilk günden lök diye anormal isteklerine başladı. Ama Ayaz Paşacık neyapsın ki Hürrem'in karşısında, kabul etti çaresiz ve isteksiz olarak.

Ancaaaaakk, bir önceki bölümde bize inceden inceden Şah Sultan'ın aslında Pargalı'ya karşı hala duyguları olduğunu hissettirdiler. Şah Sultan aslında gayet bencil, yıllardır hasretini kurduğu hayatı yaşamaya gelmiş bir kardeş. Hatice'ye hiç bir faydası olmaz,işi gücü kendi kocasını bi yere getirip Payitahtta kalmak. İşte tam bu noktada Hürrem'in yeni rakibi belli oldu. Şah Sultan Rüstemin önerileceğini öğrenince hemen gitti Kanuniye bi yalakalık yaptı. Herkes Pargalının ölümü nedeniyle Kanuniye uzak davranırken, o haklı olduğunu bildiğini ve kararlarının sorgulanmaması gerektiğini söyledi. Kanuni tabi hemen yelkenleri indirdi. İşte tam o zayıf anında Şah Sultan bombayı patlattı ve bundan sonra artık İstanbul'da kalmak istediğini ancak kocasının işi yüzünden bunun mümkün olmadığını, kocasına Payitaht'ta görev verirse havalara uçacağını söyledi. Kanuni de Rüstem'i değil Şah Sultan'ın kocasını Kubbe Veziri yaptı. Hürrem hemen tabi anladı karşısındaki kişinin kendi gibi hırslı biri olduğunu ve Şah Sultan'a göz dağı vermeye gitti. Şah Sultan da hayatının lafını etti:" Benim kocam Pargalı'ya benzemez, ben de Hatice'ye hiç benzemem" dedi!!!

Bütün bunlar olurken bir kaç önemsiz detay da yaşandı, uzun uzadıya değinilecek bişey yok fazla. Zaten bu haftaki bölüm bir önceki bölümden daha yavan kaldı. Hatice Sultan kahrından intihar girişiminde bulunda ama Şah Sultan yakaladı, ölemedi gitti garibim. Mehmet'le annesi geldi Manisa'dan. Ağlamalar sızlamalar Hürrem'e saydırmalar. Ama Mahidevran, Manisa'da kendisine hizmet eden kısa saçlı erkek çocuğu kılıklı kızı Saraya sokup Hürrem'i öldürtmeye çalışıcak. Bence yine yüzüne gözüne bulaştırıcak.

Pargalı İbrahim'in mezar yerinin kesin olarak bilinemediği Tarihin Arka Odasında konuşulmuştu. Dizide de buna sadık kalınmış ve Matrakçı dışında mezar yerini kimse bilmiyordu. Ta ki Nigar Hatun Matrakçıdan öğrenene kadar. O da zaten kimseye söylemez. Hatice Sultan da öğrenmek istedi ama söylemediler. Sır oldu gitti adamcağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin