28 Şubat 2013 Perşembe

Kol Saatimle Aşk Yaşıyorum

 Guess GUW10614L2



Canım kocamın pek sevgili sevgililer günü hediyesi canım saatimle büyük bir aşk var aramızda. Evet kış ayındayız ve evet beyaz saat zamanı değil. Ama sonuçta önümüz yaz değil mi? :) Okadar beğendim o kadar beğendim ki hemen evde takmaya başladım:) GUESS'in GU110614L2 Modeli. Silikon kayışlı, çok yumuşak bir dokusu var, pamuk gibi. (Biraz daha abartsaydım:P)

Aslında itiraf ediyorum olay şöyle gelişti. Ağustos ayından beri eşim sürekli bir saat beğenmem konusunda ısrarcıydı. Ben de fazla saat takabilen bir insan olmadığım için beğenemedim bir türlü. Sıkıntı geliyor bana saatten, kolumda bir ağırlık sanki fazladan. Bakmaktan gına geldi zaten bir süre sonra, bıraktım ben de. Geçenlerde markafonide Saat&Saat'in kampanyası vardı. Ben de güzeller güzeli biricik minnoş saatimi orda gördüm ve bi anda çarpıldım. Ben metal kayışı saatten rahatsız oluyoum genel olarak, alışkın olmadığımdan sanırım koluma batıyor gibi geliyor. Oyüzden silikon kayış istiyordum ama hem şık hem spor bir model bulamamıştım. 

Guess'in bu saati silikon kayışlı olmasına rağman özellikle bronz metallari sayesinde gayet şık duruyor. Kadran kısmı da kendinden kareli. İçini de çok beğendim. Ama bir çok alışverişimde olduğu gibi özelliklerine hiç bakmadım. Hemen eşime gösterdim. O da bayıldı saate, ki eşimin zevkine çok güvenirim. Velhasıl canım kocacım da Çiğli Kipa'daki Saat&Saat'ten gitmiş almış hemen, pazar akşamı dershaneden döndüğümde masanın üstüne süslü bir paket görünce anladım tabi hemen. Canlı olarak görünce resimdekinden daha da çok sevdim, hem zarif hem spor. Şimdi biraz saatimle başbaşa kalmak istiyorum :p :))

27 Şubat 2013 Çarşamba

Ekmek Pizzalar ve Balkonda Denize Nazır Kahvaltı Keyfi:)

Aslında bir kaç gündür havalar çok güzel gidiyordu İzmirde. Bahardan kalma günler yaşıyorduk, hava 20 dereceydi ve güneş pırıl pırıldı. Ama ben maalesef bu güneşin tadını çıkartamıyordum, malum haftasonları dershanede tam gün KPSS A Grubu alan dersleri alıyorum. 

Ancak bugün birden bire gök bir patladı, resmen gök yarıldı desem yerdir. Benim de içim karadı tabi hemen. Hiç sevmiyorum kasvetli havaları. Hüzünleniyorum. Bilgisayardan resim silerken aşağıdaki resimleri farkettim, içim açıldı. Biz zemin katta oturuyoruz ve balkon manzaramız hem denize nazır hem de yeşile nazır:) Ancak haftasonu balkonda kahvaltı yapmaya kalktığımızda (evliliğimizin ilk zamanları) dehşet güneş vuruyordu balkona. Ben de bi çingişlik yaptım ve rengini sevmediğim bir çarşafı boyunca astım balkona. Tabi ilerleyen zamanlarda buna daha modern çözümler bulduk. Bambu perdeler aldık, pek şık oldular. İşte küçük sehpamızda naçizane hafta sonu keyfimizin bi kaç kare fotoğrafı. Hem sizin hem benim içim açıldın diye:)


Masadaki pratik ekmek pizzalar çok lezzetli bir aperatif. Yapması da zahmetsiz, elinizi oyalamıyor. Dilimlenmiş ekmeklerin üzerine biraz yağ sürün. Bir kapta istediğiniz malzemeleri ufak ufak doğrayın ve tuz ile karıştırıp ekmeğinizin üzerine pay edin. 200 derece fırında üstü pişene kadar kalsın. Ekmekler kıyır kıyır oluyor, vallahi canım istedi. Ben malzeme olarak kaşar peyniri, domates, zeytin, sucuk, çarliston biber ve haşlanmış mısır kullandım. Mutlaka deneyin. Afiyet olsun:)

26 Şubat 2013 Salı

Actifry'da Sarmısaklı Köfte Yapımı

Vallahi bana sorsalar actifry yüzyılın icadı derim, o kadar iddialıyım bu konuda. Eminim muhalefet edenleriniz olacaktır, ya da etrafınız da alıp da bi işe yaramıyor bu diyip bir köşeye fırlatmış arkadaşlarınız vardır. Siz onlara kulak asmayın efendim. Emin olun ki çok faydalı ve pratik bir icat. Bi kere başında beklemiyorsun kendi kendine pişiriyor..Daha ne yapsın sana bu insan icadı? Sorarım. 

Benim eşim kızartmayla yaşayan bir insan, hiç sebze yemez.. Hatta en sevdiği sebzeyi sorsalar patates der:) Evliliğimizin ilk aylarında sürekli kızartma yemekten birden bire ani bir şekilde kilo aldık tabiki.. Bir süre kararsız kaldım actifry almak konusunda. Açıkçası ben patates kızartmak için istiyordum. Başka amaçlarla kullanmayı pek düşünmemiştim. Sonra cesaret ettim ve aldım. 

Aman efendim aman, her gün mü kullanılır bir alet. Bizim gibi her nevi yiyeceğin kızartmasını seviyorsanız kullanılır. Önce patatesle başladık tabi ki. İçinden kendi kaşığı çıkıyor ve o kaşık oranında yağ koyarak patates pişiriyorsun. Parmak patates konusunda aşırı derecede kıtır kıtır oluyor diyemem. Ama kesinlikle öyle iddia edildiği gibi haşlama gibi falan olmuyor. Gayet kızartma yediğini hissediyorsun. Patates konusunda başarısız olanların çoğunun nedeni patatesi doğradıktan sonra yarım saat suda bekletmemeleri. Yahu kardeşim adam oraya yazmış. Suda bekleticeksin demiş. Sen ne diye teknolojiyle aşık atıyorsun. Olmaz tabi güzel. Bi güzel doğrayıp suda beklettikten sonra hooooppp atıyorsun actifrya.. Sonra unut patatesleri. Gez toz evin içinde.Ne biliyim salatanı yap falan. Alarmla birlikte yemeğin hazır.

Ben bugün ki asıl konuya geri döneyim. Şimdi kullananlar bilir, actifryın içinde dönen bir mekanizma var. Ben köfte yapma konusunda biraz tereddüt etmiştim çünkü o mekanizma yumuşak köftenin şeklini bozabilir hatta parçalayabilirdi. işte tam bu noktada aşağıda gördüğünüz fikir aklıma geldi. 



22 Şubat 2013 Cuma

Çeyiz Alışverişi Yapanlar İçin Küçük Ev Aletleri Önerileri

Daha bir yılı doldurmadığımız için yeni evli varsayabilirim kendimi. Düğün alışverişi sırasında internetteki yorumlar benim için çok yönlendirici olmuştu. Düğün aşamasında düşünmeniz ve sonuca ulaştırmanız gereken o kadar çok detay var ki, bazı şeyleri fazla önemsemeden almak, sonrasında keşke dedirtebiliyor insana. Ben o süreçte işten çıkıp hergün dükkan dükkan gezen birisi olarak biraz tecrübelerimi paylaşmak istedim. Mutfağımda küçük dekorasyon öğeleri ile kırmızı rengi serpiştirmeyi düşüdüğüm için, küçük mutfak aletlerimi  de metalik kırmızı ürünler kullandım. 

Kırmızı renkte pek çok markanın ürünü olduğu halde hepsi metalik renkte değil. Daha çok eski araba boyalarına benzeyen, suluboya ile boyanmış gibi mat tonlarda. Benim markaların içinde en çok kırmızısını beğendiğim Arçelik'in LAL serisi oldu. Evet ben renklere göre alışveriş yaptım, özelliklerine çok fazla dikkat etmedim ama neyse aldığım markaların belli bir kalitenin üstüne olmasından dolayı ürünler de pratik anlamda kullanışlı çıktılar.

Mutfakta Ayna Dekorasyonu

Çok büyük bir mutfağım yok ama Allah'a şükür yemek masamı sığdırabildim. Arada bir de olsa mutfak masasında rahatlıkla yemek yiyebiliyoruz. Mutfak masasının üzerinde iki adet İkea'dan alınmış kırmızı raf var. Resimlerini çekmeyi unutmuşum. Raflarla masanın arasındaki boşluk gözüme batıyordu. Önce duvar stickerı uyguladım ama hoşuma gitmedi. Biraz eskidi sanki duvar stickerları. Çok güzel ve modern modeller de mevcut tabi ki ama bence çok dikkatli kullanılması gerekiyor. Aksi halde çok basit gözükebilir.


Bir gün yine İkea'da dolaşırken ( ki biz bu durumu dershane başlamadan önce neredeyse iki hafta bir yapıyorduk) bu dekorasyon amaçlı aynalar gözüme çarptı. Fiyatları çok cüzzi. Alalım belki spor odasında kullanırız dedik. Ama ne spor odasını oluşturabildik ne de spor yapabildik:) Yapıcaz İnşallah, azimliyiz:)

Sonra aklıma aynaları mutfak da kullanmak geldi. Verdiğim en iyi kararlardan biri diyebilirim, ziraa müthiş bir derinlik kazandırdı mutfağıma. Hem de çok alışıldık bir uygulama olmadığı için, evime gelenlerin dikkatini çekti. Aslında başka açılardan da çeksem resmini iyi olurmuş, tembellik etmişim biraz.Mutfağında ferahlık yaratmak isteyen ve derinliğini arttırmak isteyenlere tavsiye ederim.

21 Şubat 2013 Perşembe

Kuzey Güney 62. Bölümde Neler Oldu? 20/02/2013

Kuzey Güneye ne yapmak istiyorlar, tuzak mı kurdular, işleyen demire pas tuttturmaya mı çalışıyorlar? Senaristler ve yönetmen ve kanal yönetimi o güzelim oyuncu kadrosuna yazık ediyor. Zaten saati değişti, sezon sonunda final yapıcağı önceden açıklanmıştı. Biraz daha dişlerini sıksınlar zaten dizi bitecek. O kadar kaygısızlar ki bomboş bir bölüm daha izlettiler bize. 5 satırda dün neler olduğunu özetleyebilirim, okadar boş bir bölümdü. Uzun uzun reklamlar falan. Cinlerim tepeme çıktı.. Sakinleşip anlatmaya başlıyorum....

Geçen bölümde hapse giren Kuzey'in görüş gününe annesi ve babası gidiyorlar. Onların her zamanki sıkıcı çekişmeleriyle vaki öldürdüler yine. Sami Bey Kuzey'e 3 tane mektup verdi. Biri Demet'in mektubuydu, yaşadıklarını anlatmış içini dökmüş ama Kuzey okumadan yırttı mektubu. Diğeri Zeynep'in anlamsız saçma gereksiz ve sıkıcı mektubuydu. Sonuncusunu Cemre yazmış. Şöyle seviyorum böyle seviyorum falan. Cemre, Handan Hanım, Sami Bey bir sürü yiyecek getirmiş Kuzey'e, onları dağıttı hapistekilere yediler içtiler uzun uzun ve gereksiz şekilde. 

Fragmanlarda Burak asansöre biniyordu ve asansör düşüyordu. Ama tabiki saçma bi şekilde bağladılar bunu da. Çocuk herkesin gözü önünde asansöre bindi, asansör bozuldu düştü. Bişey olmadı çıktı asansörden. Yok efendim komploymuş falan filan. Ya arkadaşım azıcık zekanızı kullanın bu ne miskinliktir.

Simay Güney'in kendisinede kalan tek kol düğmesini kuyumcuya götürdü değerini sordu, paha biçilemez olduğunu anladı. Sonra şirkete gitti Güney'le görüşmek istediğini söyledi ama Güney onu geri çevirdi. Tam giderken Barış Simay'ı gördü. Gidip bi klüpte yemek yediler, sonra Simay Barış'a verdi tek kol düğmesini. Kesin Barış bunu Güney'in aleyhine kullanıcak katil bu falan diye. Sonra bi de Barış'ın evine gittiler halvet oldular bi güzel. Saçmalık işte.

Burak Çatalcalıyı takip eden ve Ferhat'ı ben öldürdüm diyen adamın oğlunu Ferhat öldürmüş. O çocuk da aslında Ferhat'ın kızı Deniz'in sevgilisiymiş. Kuzey anladı bunu hemen. Sonra Komiser Şeref de anladı gitti kızı buldu. Meğersem Deniz yurtdışından geri dönmüş ve bu işi planlamış. Hiç bişey anlamadım ben bu işten.

Zeynep'le Burak arasında anlamsız bir yakınlaşma mevcut. Sevgilimsi bişey olma yolundalar. Senenin başında trailer olarak yayınlanan bölümlerden birinde Zeynep bir tane silahı suya atıyordu, sonra arabaya biniyordu ve yanında Burak oturuyordu. Bu konuyu da gayet garip bir şekilde bağladılar. Yok efendim işte Burak korktuğu için silah taşıyormuş da Zeynep de benim sevgilim silah taşımaz diyerek silahı göle atıyor falan filan. Boşuna heycan boşuna gerilim. Okadar sinirlendim ki olumlu hiç bişey yazamıyorum.

En sonunda da Kuzey ilk duruşmada tutuksuz yargılanmaya başladı. ilk iş çıkar çıkmaz Barışın evini basıp ağzını burnunu dağıtmak oldu. Bi tek o sahneler iyiydi biraz hareket geldi diziye. Bu arada Cemre'nn babası ölmüş, bi avukat geldi evlerine miras için ama kabul etmediler.

Kuzey Barışı dövdükten sonra Cemrenin yanına gitti, sarıldı ve artık sana zarar veremez Barış dedi. Tam da o anda Barış avukatını aradı ve evlenmeden önce imzalanan sözleşmeyi devreye sok dedi. Cemre boşanmak isterse bir sürü tazminat ödemek zorunda kalıcak yani. Zaten böyle de bitti dizi.



14 Şubat 2013 Perşembe

Kuzey Güney 61. Bölüm Neler Oldu? (13/02/2013)



 http://www.aymoli.net/wp-content/uploads/2013/02/kuzey-g%C3%BCney.jpg


Dün çok sinirlendim çünkü Kuzey Güney'in yayın saatini saat 22:00'ye çekmişler, gece 00:30 da bitiyor. Onun yerine yeni başlayan Merhamet isimli diziyi koymuşlar. İnşallah dizi tutmaz da Kuzey Güney eski saatine geri döner. Ama ben biliyordum bişeyler olucağını çünkü reytingleri düşmüştü. Daha önceki yorumlarımda da belirttiğim gibi geçen seneki Kuzey Güney'i arar olduk. Yeni yönetmen iyi gelmedi sanırım. Senaryo aşırı yavaş ilerlemeye ve kendi kendini tekrar etmeye başlamıştı. Çok severek izlediğim halde ben bile sıkılıyordum bazen. Her şerde bir hayır vardır diye düşünmek istiyorum. Belki de senaristin ve yönetmenin silkinmesine neden olur bu durum. Zaten dünkü bölümde bunun etkilerini görmeye başladık. Aylardır ilerleme gösteremeyen olaylardan ve yavaşlığından yakınırken dün biraz ivme kazandı dizi. Bence daha da çok kazanmalı.

Komiser Şerefle Hostes kızı öpüşürken gören Kuzey Şeref'in ağzını burnunu dağıttı, hayal kırıklığına uğradı zavallı. Sonra yanındaki üvey kardeşi aday adayı veledi alıp eve döndü. Evde bir küfürler bir sinirlenmeler, hanım teyze şoka girdi tabi ama kadın evlenecek arkadaş göze almış herşeyi. İnsan bi tepki verir bi korkar dimi ne biçim aile bunlar diye. Yookk arkadaş.. Sonra işte bunlar herşeye rağmen taktılar yüzüklerini, Nurten Hanım da hazır bulundu (Cemre'nin annesi). Masal da burda başladıııı....

Önceki bölümde Burak Çatalcalı Barış Akmen'in suratına yağ lekesi olan gömleğini fırlatınca herkesin içinde, Barış da direkt Cemre'nin yaptığını düşündü ve gitti Kuzey'i Savcılığa ihbar etti. Cemre Barış'ın Savcıya gidiceğini duyunca Kuzey'i aradı ama Kuzey hiiç sallamadı, ne yaparsa yapsın dedi şaşkoloz. Cemre yavrum mahfoldu ama Barış yaptı yapacağını, engel olamadı Cemre kız. Bu arada Kuzey daha sonra Şeref Komiser'in evine gitti bi de orda Simayı gördü, Şeref'i bi daha dövdü bi güzel. Adam da sinir oldu dayak da bi yere kadar tabi. Akabinde Kuzey Ali'nin mezarına gitti dertleşmeye, Cemre buldu onu orda. Ozaman anlattı Barış'a neden katlandığını, onu nasıl tehdit ettiğini. Kuzey Cemre'ye sarıldı, sen ne harbi kızsın dedi. Seni seviyo kız aptal Kuzey ondan yapıyo bunlar, ben dövücem sonunda bu çocuğu!

Bi sonraki sahnede Kuzey'i tutukladılar. Haftasonu içerde kalıp pazartesi hakim karşısına çıkıcaktı, ama bizimki mahkemeye giderken Barış'a kafa attı mahkeme koridorunda, "Bu beni şikayet ettiğin için değil Cemre için" dedi. Cemre'nin bi hoşuna gitti ki sorma.. Kıskananlar çatladı.Ama Mahkeme serbest bırakmadı Kuzey'i, Ferhat davasının mahkemesine kadar içerde kalıcak. Yazık çocuğa..

Buğra Gülsoy bir insanın ne kadar itici ve sinsi olabilceğinin çok güzel bir örneği ziraa gerçek hayatta Burcu Kara'dan ayrıldı ve bence kızı aldattı oyüzden sevmiyorum onu. Pis Güney karısını delirttikten sonra şimdi de Melda Yalgın'la fingirdeşmeye başladı. Bi de bi yandan kadının kuyusunu kazıyo pis kafalı şey. Barış'ı dolduruyo Melda'ya karşı. Herkesi kullanıp kendi sıyrılıcak. O kadar şanslı ki şu Güney, adamın ekmeğine yağ süren bi olay yaşandı. Burak Çatalcalı kendisini takip eden bi adamı yakalattı ve adamın üzerinden Ferhat'ın çakmağı çıktı. Adam ifadesinde Ferhat'ı kendisinin ölüdürdüğünü söylemiş, çünkü eskiden Ferhat da adamın oğlunu öldürmüş. Ama bence gerçek değil, bu adam kim? Neden böyle bir ifade verdi? Neden Burak'ı takip ediyordu? Hepsi haftaya...

12 Şubat 2013 Salı

Yatakta Kahvaltı Yapmanın Dayanılmaz Hafifliği



Canım kocam, biricik kocam bu sabah bana kahvaltı hazırlamış elleriyle..  Vallahi filmlerdeki gibiydi, önce öperek uyandırdı sonra kahvaltı tepsisini kucağıma kondurdu.. Aman Yarabbiii.. Sabah sabah taze portakal suları sıkılmış, yumurta haşlanmış, Kars kaşarı dilimlenmiş, yumurta için tuz ve karabiber hazır edilmiş.. Ben daha Allah'tan ne isteyeyim? Neden ekmek yok tepside derseniz, eşim dün ,itibariyle Dukan Diyetine başladı. Başladı başlamasına ama öğle yemeğinde tavuğun yanında çorba içti, akşam yemeğinde köftenin yanında patates kızartması yedi:) Ama olsun Dukan'da şuanda, o sebeple bana da ekmek getirmemiş..

Ben de bir kaç güne kadar diyete başlayacağım, daha önce de gittiğim bir diyetisyenim var. Bizim bütün işyerini zayıflattı, bir ben direndim, olmadı:) Bu sefer olucak inşallah, sizinle paylaşıcam diyet listemi.. Herkese güzel haftalar diliyorum.. Bu akşam gülmek isteyenler önce TRT'de Seksenler'i sonra Star'da İşler Güçler'i izleyebilir. Ben bu akşam bi davete katılmak zorundayım o yüzden izliyemiycem, ama zaten evde olsaydım bile Mikro İktisat çalışıcaktım, çok ödevim var çooğğkkk...

8 Şubat 2013 Cuma

Muhteşem Yüzyıl 85. Bölüm'de Neler Oldu? (06/02/2013)

 

Bildiğiniz gibi son bölümde Hürrem Sultanın arkasında eli bıçaklı bir katil bekliyordu. Maalesef ki beni büyük hayal kırıklığına uğratarak çok saçma bir şekilde konuyu bağlamışlar. Eli bıçaklı cariye Hürremi'in karşısına geçti ve sizin için geldim diye hırladı. O anda Sümbül, hamamın kapısını tıklatınca kız birden tavır değiştirdi ve öldürdüğü cariyelerden birini göstererek bunlar sizi öldürmeye çalıştı, ben de onları öldürdüm, ben kahramanım onlar hain şeklinde olayı bağladı. Koskoca Hürrem nasıl oldu da bu numarayı yedi anlamıyorum. Hürremi'in zekasını seyirci bile anlamışken senaristler hala anlamamış. Sonra Hürrem koşa koşa Süleymana durumu bildirdi, Süleyman da salak değil ya anladı tabi sevgili kız kardeşi Hatice Sultan'ın azmettirdiğini ve Şah Sultanla haber yolladı. Buyurdu ki: Tez oturduğun Saray boşaltıla ve Manisa'ya gidileeee..

Hatice Sultan padişaha pabuç bırakır mı hiç? Gitmiyorum işte dedi, zaten ben öldürmeye çalıştım, oh işte söyledim gitti dedi. Giderdin-gitmezdin, giderdin-gitmezdin derken Süleyman kazandı ve Hatice Sultan yola revan oldu..

Şah Sultan da öyle çakalyus bi insan ki, Hürrem çakalyusu Şah Sultan için uzakta bir saray ayarlamışken, o gitti Haticenin sarayına kuruldu. Bi de dekorasyonu değiştirmiş. Ohhh misss.. Şah Sultanı çakalların Şahı ilan ediyorum.

Burak Özçivit Malkoçoğlu karakteriyle diziye geri döndü, çok da güzel oldu. Süleymana dandik bir suikast düzenlediler çarşıyı dolaşırken ve Bali Bey Süleymanı kurtardı. O kadar komik bir sahneydi ki, Bali Bey daha kılıcını indirmeden kanlar fışkırmaya başladı! Neyse efendim, Süleyman bu olaydan sonra Malkoç oğluna özel koruma görevini verdi. Hep dizinin dibinde olucak bundan sonra. Bu terfiyi duyan Rüstem Paşa hasedinden çatladı. Bi de Hürremin kızı Mihrimah'a aşık ya kendisi, Mihrimah da küçüklüğünden beri Bali Bey hayranı, çekemiyor Malkoçoğlunu. Gitti hemen Hürreme ispitledi sevmiyorum bu adamı dedi. Hürrem pabuç bırakır mı hiç? İyi adamdır o dedi, sen de aklını başına topla benim sayemde burdasın dedi kesti attı. Bu Rüstem Paşa ilerde Şah Sultan'a çalışırsa hiç şaşırmam.

Manisa Sarayına giden Hatice Sultan hemen Şehzade Mustafa'yı işlemeye başladı. Tam da o sırada Mustafa harıl harıl sefer hazırlığı yaparken Süleyman'dan haber geldi, sen sefere gelmiosun, ayrıca vekaletimi de sana bırakmıyorum Manisa'da oturmaya devam et dedi. Çocukcağız şoklara girdi. Bi de bu dengesiz Süleyman Mustafa'yı götürmediği gibi diğer iki oğlunu sefere götürdü. Ayrımcılık yapma Süleyman! Neyse efendim, Süleyman sefere gittikten sonra bi gün haber geldi Hürrem'e Mustafa yürüyüşe geçti İstanbul'u almaya geliyor diye. Hürrem tabi üçbuçuk. Hemen bi paşayı çağırttı, kendisi İstanbulu korumakla görevli bir paşaydı. Mustafanın haberini verdi Paşaya, önlem al dedi. Paşa da bombayı patlattı. Siz üzülmeyin diye söylememiştik ama Padişah sefer sırasında pusuya düştü, ondan ve şehzadelerden haber alınamıyor bu nedenle geliyordur dedi. Hürrem Şokta! Bakalım Süleyman ölücek mi, tarih baştan mı yazılıyor?

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin