25 Nisan 2013 Perşembe

Nişan Mevsimi Açıldı, Nişanlığım ve Nişan Saçım Görücüye Çıksın:)

Bugün işyerine geldiğimizde çok güzel bir haber aldık, sabah sabah bi mutluluk hasıl oldu hepimizde. Bir yıldır birlikte olan işyerinden arkadaşımız bir çift evlenmeye karar vermişler. Aslında damat adayımız sonunda yola gelmiş mi deseydik:P Kızcağızın uzun zamandır ilgisi vardı ve herkes de farkındaydı. Biz bile artık yeter be çocuk bi hamle yap diye çıldırıyorduk. Sonra birden bire bizim oğlan aşkı ilanda bulundu aman bir mutlu mesut ilişkileri oldu ki sorma. En sonunda arkadaşımızın parmağında tek taşı gördük de rahatladık bu sabah.


Mutfak Masasının Bu Haftaki Konsepti 2: Romantik Mumlar ve Pembe



Bu hafta romantizm hakim olsun evimize istedik ve daha çok mum kullanmaya karar verdik. Tabi ki bu durum   mutfağımıza da yansıdı. Pembe runner, kullanmaktan bıkmayacağım hasır Amerikan servislerim, koyu pembe ve beyaz peçeteler masamızın bu haftaki konukları :)

24 Nisan 2013 Çarşamba

Ne Güzel Filmsin Sen "Julie and Julia"


 

İlk blog yazmaya başladığım zamanlarda bir blogda bu filmle ilgili çok güzel bir yazı okumuştum. Maalesef üzerinden zaman geçtiği için nerde okuduğumu hatırlayamıyorum ama burdan kendisine teşekkür ediyorum bu filmle tanışmamı sağladığı için. Aslında bir çok kişi tarafından tanıtılmış olan bu tatlı, naif ve mutlu filmi bir de benim gözümden tanımanızı çok isterim. O kadar sevgi doluyum ki şuanda:) Belki de filmi 23 Nisanda izlememinde bir etkisi olabilir.

Dosya:Julie child kitchen.jpg

21 Nisan 2013 Pazar

Evlenme Teklifinin Parçası Olmak:) Aşk Güzel Bişey...


Bu akşam üstü dershaneden çıktığımda aslında işler pek de yolunda gitmedi. Önce koşa koşa otobüs durağına gittim, ama tam otobüs geliceği sırada kent kartımın bittiğini hatırladım. Geri döndüm kentkartımı doldurdum. Baktım otobüs kaçtı, en iyisi 6 vapuruna yetişeyim dedim. Hemen iskeleye gittim, kent kart doldurma makinasına gittim, bi sürü sıra bekledim, paramı kabul etmedi bi türlü. Sonra gişeye gittim tekrar sıra bekledim ve sonunda kartımı doldurduktan sonra içeri girdiğimde bi baktım Bostanlı vapuru kaçmış!! Hırrrrrr.. Oflaya poflaya Karşıyaka vapuruna bindim. Tekrar aktarma yapıcam gereksiz gereksiz diye hayıflanırken, birden 20 yaşlarında bi çocuk bağıra bağıra bi evlenme teklifi projesinden bahsetti, hepimizin havası değişti birden vapurda. 



20 Nisan 2013 Cumartesi

Bennu Gerede'nin Survivor Macerası

Son 3 Survivor'ı izledim, hem de hiç bölüm kaçırmadan diyebilirim. Favorim Nihat Doğan, Asena ve Pascal'ın olduğu bölümdü. Onların kavgalarını pek bi keyifle izlemiştim. Bu seferki sezonda Gönüller takımı çok dandik çıktı, ne balık tutuyorlar doğru düzgün, ne erkekleri çalışkan, kızları desen Duygu dışında hepsi mıymıntı. Acun bence bu sene pek iyi bir kadro kuramamış. Aceleye gelmiş gibi geldi bana.



Özellikle gönüllüler takımındaki Bozkurt'un tanınan bir basketbolcu ve Çağla Şıkel'in eski sevgilisi olduğunu, cadaloz Duygu'nun en son Mustafa Ceceli klibinde oynadığını, ondan önce ise Binbir Gece'de Tardu Flordu'nun kız kardeşini oynadığı, ilk elenen ve adını hatırlayamadığım kızcağızın Güzellik yarışması macerası olduğunu ve garip garip fotoğraflarının ve videolarının internette dolandığını düşününce Gönüllülerin ünlülerden nerdeyse daha ünlü olduğu ve halkı pek yansıtmadığını görebiliriz. Etrafındaki bi kaç kişiyi Survivor'a göndermiş gibi Acun.

19 Nisan 2013 Cuma

Yüz Yıkama Jeli Önerisi

 

Şu günlerde yüzümü köpürterek yıkama lüksümü geri dönmüş bulunuyorum. Bu ne bulunmaz bir nimetmiş anlatamam. Vallahi kim ne derse desin köpürmeyen temizleme sütleri yüz yıkama jelleri falan yüzü gerçekten iyi temizlemiyor. Özellikle makyaj yapanlar için bence hiç bi numarası yok o ürünlerin. Yaş 30'a 2 var, aman kırışmıyım yüzümü zorlamiim derken bir sürü markanın yüz temizleme ürünlerini kullandım. En son Avene'in yüz temizleme jelini kullandım hatta.. İnanın elimi yıkamaya falan başladım son zamanlarda o kadar bence işe yaramıyorlar.

18 Nisan 2013 Perşembe

Ben Aslında Hiç Bişey Almıycaktım: Vol 2





Herzaman dilimden düşmeyen malum dershane iş ev üçgeninde yaşıyor olmam dolayısıyla AVM nedir, kimler gider, orada ne yapılır unuttum. Bahar geldi, daha baharlık doğru düzgün bişey almadım kendime, hayır bi de kilo aldım evlendiğimden beri, geçen senekiler de olmuyo. Ay bi de kilo alınca alışveriş yapayı insanın canı hiç istemiyor, hal böyle olunca alışveriş maceralarım genelde öğle arası ve görev dönüşlerinde sıkışık zamanlar oluyor. Allahım lütfen yaz gelsin sınav bitmiş olsun, çok süper puanlar almış olayım, sonra da kendimi alışveriş merkezlerine, tatil yörelerine, yurtdışlarına, sıcak kumlardan serin sulara atayım, Amin:)

16 Nisan 2013 Salı

Baharda Kendimizi Meyve Yiyerek Tedavi Edelim:)

Bugün Hürriyetin internet sitesine dolanırken çok faydalı bir yazıya rastladım ve hemen sizinle paylaşmak istedim. Bahar geldiğinde genelde herkes rejim moduna girdiğinden ve yeni yeni meyveler çıkmaya başladığından, meyve tüketimi artıyor. Madem meyve yiyoruz bari neyin neye faydası var ve günlük hayattaki sağlık problemlerimizi meyvelerle nasıl tedavi edebiliriz öğrenelim istedim. Yazının aslın burda. Ben bu yazıya günlük hayatta en çok kullandığımız besinleri aldım.Ancak benim yazımda olmayan daha bir çok besin var, bakmanızı tavsiye ederim.

 Badem: Hamile kadınlar karınlarına sürerse çatlamayı önler, basura sürülürse şifalıdır, yağı kulak ağrısına iyi gelir, cinsel gücü artırır.

Badem: Hamile kadınlar karınlarına sürerse çatlamayı önler, basura sürülürse şifalıdır, yağı kulak ağrısına iyi gelir, cinsel gücü artırır. 

Demekki neymiş, hamile kalınca bol bol badem tüketiyormuşuz.. Ama çok yenirse mideye zararlı olduğunu duymuştum.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Evi Temizlemeye Gelen Kadın Evi Neden Temizlemez??

Şu günlerde çok yoğun bir temponun içinde bir sağa bir sola koşturup, ben nerdeyim sen kimsin modunda dolanıyorum. Haftanın 4 günü eve 21:30'da, diğer 3 günü ise 19:00'da gelince, evle ilgilenmek için doğru düzgün zamanım kalmıyor. Hal böyle olunca dedim ben bi kadın bulayım evi işlerinde bana yardımcı. Demez olaydım, başıma neler geldi. 

İlk bulduğum teyze çoookk yavaştı. Haftasonu annem başında durdu, 2 kere geldi,  baktım kağnı hızında yürümeyecek bu iş yollarımızı ayırdık. Zaten eşimde de dalga geçip duruyordu dünyanın en yavaş kadınını buldun diye. Hayır kadın bulmak da mesele, işinde iyi olanların günleri dolu, bi kısmı evimi uzak bulup gelmek istemedi kocaları kızıyormuş. Karşıyaka'da evlendikten sonra oturmaya başladım, o yüzden bu tarafta çok geniş bir çevrem yok. Kadın konusunda danışabileceğim fazla kişi de yok. Genelde anneme havale ettim bu işi. Ama bulduklarımız Karşıyaka tarafında oturmadığı için gelmek istemediler.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Bir Cinayetin Psikanalizi: Bir Sigmund Freud Romanı





Mutluluğun esrarlı bir yanı yoktur.

Mutsuz insanlar birbirlerine benzer. Uzun zaman önce açılmış bazı yaralar, gerçekleşmemiş bazı dilekler, ayaklar altına alınmış gururlar, retler - daha da kötüsü ilgisizlikle - karşılanan aşk kıvılcımları, onlara yapışıp kalır; ya da kendileri onlara yapışır. Dolayısıyla her günlerini dünün bulutları altında yaşarlar. Mutlu insan ise arkasına dönüp bakmaz. İleriye de bakmaz. Böyle bir kişi anda yaşar. 

11 Nisan 2013 Perşembe

Kuzey Güney "Güney'in Çöküşü" 69. Bölüm 11/04/2013

 


Ay dün gece içimin yağları eridi, bir gram kalmadı, hatta 5 kilo da verdim:P Allahım o nasıl güzel bir bölümdü öyle, dün gece önceki kötü bölümlerini unutturacak kadar mükemmel bir bölümdü. O pis Güney belasını buldu ya,  eminim izleyen herkes derin bir ohhh çekmiştir. Canım Banum benim sonunda silkindi kendine geldi. Dizinin başında nefret ettiğin bir karakteri dizinin sonunda bu kadar çok sevmek de Kuzey- Güney’in bir illüzyonu olsa gerek. 

10 Nisan 2013 Çarşamba

Küçücüğüm Hala.. Korkuyorum...



Dokunacak yer arıyorum bulamıyorum teninde, kayboldum.
Saklanacak yer arıyorum bulamıyorum gözünde, kayboldum.
Yangın var içimde..

Sarılacak yer arıyorum bulamıyorum içinde, kayboldum.
Sığınacak yer arıyorum bulamıyorum dizinde, kayboldum.
Yangın var içimde..

Yorgunum, huzursuzum küçücüğüm halâ, korkuyorum.
Garibim biraz, suçluyum da azıcığım halâ, korkuyorum
Korkuyorum bütün gözlere inat,
Bakışlara inat,
Susanlara inat,
Akşamlara inat,
Harelenmiş gönlüm
Yangın var içimde...

9 Nisan 2013 Salı

İKEA Ben Sana Mecburum, Bilemezsin..

 Geçirdiğimiz hafta, YDS Sınavı olmasından mütevellit izin alıp evde ders çalışma girişiminde bulunmaya çalışma çabalarım sırasında üst üste 4 gün evden hiç çıkmayınca bana olanlar oldu. Evlilik hazırlıkları sırasında  her ürününü ezbere bildiğim İkea, Koçtaş, Bauhause, Praktiker gibi marketleri uzun zaman boşlamış olmam dolayısıyla İkea krizim tuttu desem inanın abartmış olmam. Akşam canım kocacım işten eve dönünce başının etini yemem neticesinde soluğu İkea'da aldık.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Mutfak Masasının Bu Haftaki Konsepti 1 ve Sınava Bir Kala Hallerim


Geçtiğimiz hafta, bir önceki yazımda resimlerini gördüğünüz şekilde mutfak masamız gayet renkli, cıvıl cıvıl bir masaydı. Bütün haftayı morlarla geçirdikten sonra biraz ferahlama istediği hasıl oldu bende.


5 Nisan 2013 Cuma

Retro Tarzı Bir Akşam Yemeği



Evimin genelinde beyaz renk hakim, onun dışında da turkuaz ve açık tonlar kullandık. Dinlendirici ve göz yormayan bir evimiz oldu sonuçta. Ancak mutfak bu konseptin biraz dışında. Kırmızı , krem ve morun dengeli bir kombinasyonunu yakalamaya çalıştık. Mutfak masam doğal ahşap rengi, o nedenle beyaz örtüyle kullanıp yazlık ev havası yakalamayı çok seviyorum. Ancak zaman zaman annemin diktiği bu mor örtüyü kullanmayı ihmal etmiyorum. 

4 Nisan 2013 Perşembe

Kuzey Güney Banunun Yolu! 68. Bölüm 03/04/2013

Bade İşçil'i Mahsun Kırmızıgül sayesinde tanıdık ve hatta ben o zamanlar biraz da antipatik buluyordum, ancak ekranda görmeye başladıkça ve kendini ifade ettikçe aslında ne kadar naif ve tatlı bir kız olduğunu gördüm. Çok seviyorum gerçekten, bi de şu Güney'e haddini bildirse çok güzel olucak. Bekliyorum artık ben bi bomba. Annesine itiraf etti sonunda, Güney'in Melda Yalgınla olan ilişkisini bildiğini. Ama aklım başımda herşeyi düzelticem modunda konuştu. Bi de evlat edinme ve Güney'in Meldayla ortak sahibi olmaya çalıştığı arsayla ilgili projeyle ilgili konularda çok heycanlı ve istekli olmasından mütevellit aklını başına topladı ciddi ciddi.

Barış'ı elindeki fotoğraflarla tehdit edip, Cemre'nin dışarı çıkmasını sağlamaya çalışan Ferhat'ın melek kızı Deniz hepimizin kahramanı oldu. Ancak pis Güney kızın rolünü hemen çaldı ve Kuzey'e sanki Barış'ı kendisi ikna etmiş gibi iletti konuyu ve hain bir evlat olarak, Barışla hiç alakası olamayan bir şekilde, sanki Barış'ın isteğiymiş gibi, Barış'ın ifadesini değiştirmesinin ön şartı olarak Kuzey'in İstanbul'u terke etmesi gerektiğini söyledi. Ben böyle hain böyle fesat bi kardeş duymadım. Allah düşmanımın başına vermesin.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Muhteşem Yüzyıl Mihrimah vs. Esmehan :) 93. Bölüm (03/04/2013)

Son bölümde Bali Bey'den aleni bir red cevabı alan ve melek gibi bir kız olan Şah Sultan'ın kızı Esmehan'a attığı tokatla kızın kafasını patlatan tosun Mihrimah (meleği şeytana çevirdi:) pek de etkilenmedi olaydan. Aynı annesine çekmiş bu kız vallahi. Zavallı kızcağız uyandığında Mihrimah'ı ispiyonlamadığı halde hala pişman değil tosun Mihrimah. Çok fena bu kız çookk. 

Hürremin küçük oğlu Beyazıt, bi şekilde herkesten gizli orduyla birlikte sefere gitti. Hürrem deli gibi oğlunu ararken en küçük çocuğu tatlı bıdık Cihangir abisinin sefere gittiğini söyledi de Hürrem rahatladı. Yoksa herkes onu suçlayacaktı çocuğuna sahip çıkamadığı için.

Ders mi Çalışıyorum Sefa mı Yapıyorum Belli Değil



Gelecek pazar günü YDS sınavı olmasından mütevellit -ki dilimden düşmüyor farkındaysanız- bu hafta içi 5 gün izin aldım ders çalışabilmek için. İlk gün iznimi aldım arkasından dershanenin kütüphanesine gittim, biraz İngilizce çalıştım, biraz deneme sınavı çözdüm saati 18.00 ettim. Bu arada deneme sınavındaki performansımı beğendim sayılır. Şuanda ağırlıklı olarak Maliye ve Hukuk gördük. İktisat ve Muhasebe de yolun başındayız diyebilirim. Ben sadece Alan grubu derslerini alıyorum dershanede (Hukuk, İktisat, Maliye, Muhasebe) ve çözdüğüm deneme sınavı da Alan dersleriyle ilgiliydi. Maliye ve Hukuk pek tekrar yapmamam ve test çözmememe rağmen beklediğimden iyi geçti, sevindim. Diğer derslerde dediğim gibi yolun çok başında olmamız dolayısıyla fazla kalem oynatamadım. 

Velhasıl, akşam 18.00den 21:00'e kadar da Ticaret Hukuku ek dersine girdikten sonra gecenin bi yarısı evime ulaşabildim nihayet. Ama ikinci gün bütün bunların acısını öyle bir çıkardım kiiiiii.......:))


Salı günü İzmir'de hava akşamüstü 16:00'ya kadar güneşli ve hafif rüzgarlıydı. Ben de sabah 9:30 da kalkıp 11:00'e kadar uzun uzun kahvaltımı yapıp Türkmax'da Herşey Tadında Programını seyredip bütün magazin bilgimi tazeledikten sonra artık biraz ders çalışabilirim dedim. Ben aslında evde pek verimli ders çalışan biri değilimdir, dikkatim çok dağılır. O nedenle izin alırken her gün kütüphaneye gidip öyle ders çalışırım diyordum. Ama bir gün öncesinde eve geç gelip yorgun olunca, kendime izin verdim:)

Saat 11:00 de attım kendimi balkona. Ders çalışanların olmazsa olmazı neskafemi yaptım, yanına da atıştırmalık kuru incirle kayısı aldım, kitaplarımı ve laptopumu alıp balkona yerleştim. Çıkmış sınav sorularını bilgisayara indirdim, ordan çözüyorum, bilgisayarın manası bu yani. Ama tabi birazCIK kaçamak yapmış da olabilirim:) Sözün özü ben 15:30'a kadar yani tam 4,5 saat balkon sefası yaparak ders çalıştım. Harikaydı. 


Güzel evimin manzarası da gördüğünüz gibi hem yeşile hem denize nazır olunca, kendimi yazlıkta gibi hissettim, içimden de Allah'a şükrettim.. 

Bugün de yine dünkü yaramazlığı yapıp balkonda yaşamayı düşünüyordum ama sabah bi baktım hava yağmurlu. Ohh dedim iyi ki evdeyim, yağmurda kim gidicek şimdi işe.. Böyle bi kaç gün evde keyifli vakit geçirince hemen diyorum bi çocuk yapıp ev hanımımı olsam. Sıkılmam herhalde:) Hava yağmurlu olunca evin içinde kendime bir oda saçmek zorunda kaldım ders çalışmak için. Salonda dikkat dağıtıcı çok fazla şey olmasından mütevellit, hali hazırda çalışma masamın, kitaplığımın ve doğal olarak kitaplarımın bulunduğu oturma odasını kestirdim gözüme. 



Oturma odamı çok seviyorum, evimin her yerini çok seviyorum gerçi. Evlilik hazırlığındayken mobilya konusunda özellikle çok titiz davrandık ve sevmediğimiz hiç bir şeyi almış olmak için almadık. O kadar ki evlendiğimde salonda halım yoktu:) Beğenememiştim bi türlü, evlendikten 20 gün sonra aldım. İşte bu nedenle evdeki her mobilyamı çok seviyorum, evlenme sürecinde olan arkadaşlarıma da burdan mobilya alışverişine gereken zamanı ayırmalarını tavsiye ediyorum.


Normalde oturma odasında oturmadığımız için biraz kitaplarımla odayı dağıtmış durumdaydım. Çalışmaya niyet edince, odayı düzenlemek farz oldu, çok da iyi oldu. Eski kitaplarımı ve kağıt atıklarımı bir torbaya toplayıp cuma günü gelicek olan Belediyenin geri dönüşüm elemanlarına vermek üzere ayırdım. Geri dönüşüm elemanını da Türkçeye ben kazandırdım sanırım şuanda:)) Ve ennnnn sonunda masanın başına oturdum. İlk fotoğraf gün ışında çekildi. Dediğim gibi hava kapalı olduğu için ben masa lambasını yakmayı tercih ettim, ikinci resim de o şekilde çekildi. Çalışma masamın üzerinde 1000'lik iç açıcı puzzle'ım var. Yine deniz manzaram vardı yani, manzarasız çalışamıyorum napiiiimmm..


Masanın üzerindeki o zararlı, kalori bombası şey de ne derseniz eğer," bilmiyorum ben geldiğim de ordaydı" demeyi çok isterdim ancak dün akşam hamaratlığım tuttu ve çilekli muzlu pasta yaptım, ondan bir dilimCİK yedim. Yanında her zamanki gibi neskafe.. Dedim ya sefa mı yapıyorum ders mi çalışıyorum belli değil. Hatta şuanda bunların yanında bir de bu postu yazıyorum.

Yok yok siz bana bakmayın ben aslında ders çalışıyorum!!! (mu?)

2 Nisan 2013 Salı

Ünlülerin Evleri: Bennu Gerede

Sizi bilmem ama ben Survivor'ın her sezonunu gözümü kırpmadan izlerim, hep de orda olmayı hayal ederim. Hayal ederim ama adanın sunduğu şartların yanında güzel bir yatak, egzotik yiyecekler ve bir sağlık ocağı da hayallerimin arasında. Öyle kuru kuruya gitmem yani:) E ozaman ne anlamı var ki diyebilirsiniz tabi haklı olarak, ben deniz güneş kum için gitmek istiyorum zaten:) 

Bu sene bildiğiniz gibi Hüsrev Gerede'nin torunu Bennu Gerede Survivorda yarışıyor ve bence çok da başaralı. Hem 4 çocuk annesi hem de yaş olarak birçoğundan fazla olmasına rağmen performansıyla bir çoğunu cebinden çıkartır. Bennucuğum adaya gitmeden önce Elle Decoration'da evinin bir kaç resmini paylaşmış. Benim gibi dekorasyona meraklıysanız ve ünlülerin evleri ilginizi çekiyorsa yazının tamamını okumak için Hürriyeti tıklayabilirsiniz.

Öncelikle belirtmek isterim ki Bennu Gerede'nin evi aslında tam da ondan beklediğim gibiydi. Tamamen bir dekoratöre bırakılmış ve herşeyin nizami olduğu bir ev değil. Zaten kendisinin de öyle bir insan olmadığını yarışmada fark ediyorsunuz. Renkler çok baskın, objeler büyük ve gerçekten bir tarzı var. Türk ailesi evine benzemese de, orjinalliği yönünden hoşuma gitti. Böyle bir evde yaşar mısın derseniz, yaşayamam ruhum yorulur :)

ÜNLÜ İSİMLER BU EVLERDE YAŞIYOR (2013)

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin