23 Aralık 2014 Salı

Yeniyıl Masasına Hazırlık/ Preparation For The Newyear Table

Kışın en renkli, en eğlenceli ayında Yılbaşı gelmeden, öncesinde yapılan hazırlıklar süslemeler bence yılbaşı gününden daha zevkli. bana hergün yılbaşı nerdeyse bugünlerde. Geçen gün hazırladığım yılbaşı denemesi olan bir masayla biraz fikir vermek istedim. Geçen ay yemek masamızın yan duvarını mora boyamıştık, hatırlarsınız. Aynı morun devamı olan masa örtümü ve 2 sene önce Avon'dan yine bir Aralık ayınd aldığım kırmızı keçe servislerimi ve İkea Peçetelerimi kullanarak basit ama renkli bir yeniyıl masası hazırlamış oldum.

18 Aralık 2014 Perşembe

Evde Gününüz Varsa Bonibonlu Oreolu Pasta Yapalım



Geçtiğimiz pazar günü, teyzeler kuzenler bendeydi, bi nevi gün vardı bende yani. Daha önce gündüz sırf kadınlardan oluşan misafiri, evlendiğimden beri sadece bir kere karşılamıştım, bu nedenle yapsam ne pişirsem diye biraz telaşa düştüm. Sağolsun annem ıspanaklı gül börek ve elma tatlısı yapıp getirdin. Ben de tarçınlı zencefilli kurabiye, kereviz salatası, mayalı hamurdan mantı kıvamında börek ve pasta yaptım.

12 Aralık 2014 Cuma

Yılbaşı Kahvaltısı - New Year Breakfast

Bir Aralık itibariyle yeni yıl moduna girmeye başladık yavaş yavaş. Ben de yılbaşı ağacımı çıkardım, kurdum, süsledim ve haftasonu iki kişilik minik bir yılbaşı temalı kahvaltı hazırladım. Aslında sofradakiler resimlerdekiyle sınırlı değildi ama konsepti bozmasınlar diye onları sofraya koymadan önce fotoğrafladım:)

Since 1st of December, we start to fell the newyear slowly. I have decorated my newyear tree already, and decided to prepare to a newyear concept breakfast for the weekend. We eat much more things that are seen from the pic, but didn't photo them because they dont suit the table concept:)

9 Aralık 2014 Salı

Sarah Jio / Morning Glory / Gündüz Sefası

 

Aralık ayının ilk kitabıyla karşınızdayım efendim. Örgü örmekten kitap okumaya fırsat bulamadığımdan mütevellit, son çıkan kitapların birçoğunu takip edemedim, ancak Sarah Jio'nun son çıkan kitabı Gündüz Sefasını kitapçıda görür görmez şeytanın bacağını kırdım ve üç günde kitabı bitirdim. Aslında severek okuduğum bir yazar Sarah Jio, ancak bir önceki kitabı Son Kamelya'da kitabın sonuç kısmını iyi bağlayamadığını yazmıştım bu yazımda, Gündüz Sefası'nda da aynı şeyle karşılaştım maalsef. Giriş ve gelişme güzel ancak sonuç çok hüsran oldu benim için.

Decembers first book was Sarah Jio's Morning Glory. I was crocheting so long that i couldn't read the new books but when i saw this one, i just buy it and read in three days. There are some points for me that makes me dissapointed. İn the Last Camellia, the final of the book was so fast and clumsily, the same thing is happened at Morning Glory.

1 Aralık 2014 Pazartesi

İşte Kahvaltı Edenler İçin Evde Mayalı Açma Yapmayı Öneriyorum



Dün gece saat dokuz gibi, canım ütü yapmak istemeyince ama yine de bişeyler yapmak iseyince mutfağa doğru koştum, sonuç yukarıdaki gibi oldu. Evde açma yaptım kısacası. Mayalı şeyleri yapmayı da yemeyi de çok seviyorum. Bu seferki tarif Meltemin Evin'nden. Birebir yaptım tam tuttu. Sadece yumurtanın beyazının içine konulacağını söylemeyi onutmuş onu da ben söylemiş olayım. Bu sabah işe gelirken simit poğaça yerine kendi yaptığım açmayı getirdim, harika oldu. Bi kaç gün daha bizi götürür. İzmirli simitçiler adına üzgünüm, bu hafta görüşemiycez:)

28 Kasım 2014 Cuma

Battaniye Örmeye Devam, Yaşasın Haftasonu :)

 

Yeni hobim tığ ile battaniye örmek, bu yazımda bahsetmiştim. İlk başta hobi düzeyindeki bu eğlence takıntı noktasına geldi.

25 Kasım 2014 Salı

Şekerhamuru İle Pasta Nasıl Kaplanır?

Eşimin doğumgünü için hazırladığım şekerhamuru kaplı karton pastamı nasıl yaptığımı ve kapladığımı anlatarak benim gibi ilk defa deneyecek olanlara biraz yardımcı olmayı bir borç bilirim efendim. Ben çay bardağı kutusunu kapladım, boyut olarak ayakkabı kutusundan daha küçük ancak yine de yaklaşık bir kiloluk beyaz hamur harcadım. Eğer elinizde hamur yoksa ve ilk defa alıcaksanız mutlaka bir kiloluk olandan alın. Kartonu değil böyle köşeli (dikdörtgen ya da kare) bir gerçek pastayı kaplamakla arasındaki tek fark, normal pastayı kaplarken kekin üzerinde son katta krema yoksa keki, şekerhamurunun yapışabilmesi için biraz ıslatmamız. Eğer krema varsa, ki bu çok fazla miktarda olmamalı, o zaman ıslatma işlemini de atlamış oluyorsunuz.

21 Kasım 2014 Cuma

Eşimin Süpriz Doğumgünü Partisi


Şu sıralar bebekler ve çocuklar için konsept doğumgünü fikirlerini internetten bulmak çok kolay ancak yetişkinler için ve özellikle erkekler için doğumgünü fikirleri yok denecek kadar az. Özellikle süpriz doğumgünü partisini hazırlamak, evde hiç bir hazırlığı önceden yapamıyacağınız için zaten yeterince zorken, bir de yardımcı fikirler bulamayınca ben de kendi zamanımın yettiği ölçüde ve kendi fikrimle biraz 60'lara atıfta bulunan ve çocuksuya kaçmamaya çalışan bir parti hazırlığına giriştim. Partiyle ilgili ilk yapılması gereken şey konsepte karar vermek; yani partiye hakim olacak genel renkler ve parti teması. Erkekler için fazlaca renk seçeneği olamayacağını zaten tahmin ediyorsunuzdur, bu da bir handikap oldu benim için. Eşim iş hayatında da beyaz gömlek ve koyu renk kravat giyip renkli gömlekleri tercih etmediği için parti konseptini beyaz gömlek siyah kravat olarak belirledim. Partiye davetli erkekler beyaz gömlek siyah kravatla katılırken bayanların da enazından siyah bluz giymesi ilk aklıma gelenler oldu. Doğumgünü pastasını kendim şeker hamurundan hazırlamaya karar vermiştim önceden, bu nedenle pastayı da beyaz gömlek siyah kravat şeklinde hazırladım. Ancak pasta dediğime bakmayın aslında altında gerçek pasta değil karton var. Kartonun üzerini kapladım. Evde şeker hamurlu pasta kaplamak fikrinde olanlara yardımcı olmak amacıyla pastayla ilgili tecrübemi ayrıca anlatıcam.

18 Kasım 2014 Salı

Doğumgünü Sofrası: Çekirdek Aile Saadeti



Geçtiğimiz haftasonu eşimin doğum gününü büyük törenlerle kutladık:) İki gün iki gece süren törenler neticesinde bu pazartesi tam bir sendrom yaşadım, ama bir yandan da işe resmen dinlenmek için geldim diyebilirim. Aslında doğumgünü pazar günüydü ama ben süpriz partiyi, tahmin etme olasılığını düşürmek için cumartesi hazırladım. 60'lar konseptindeki çılgın partimizin detayları bir sonra yazıda olucak, bugün pazar akşamı ailemizle yaptığımız ufak kutlama yemeğinden bahsedeyim.

12 Kasım 2014 Çarşamba

DIY : Mor Duvar: Salon Duvarımızı Nasıl Boyadık


Geçtiğimiz pazar günü sabah daha kahvaltımızı bile yapmamışken, ani bi kararla hadi Koçtaş'a gidelim biraz evle oynayalım dedik ve bir hışım evden çıktık. Alttaki resimde önceki halini gördüğünüz, yemek masamızın olduğu duvar gözüme çok boş göründüğü halde yine de herhangi bir şey asamıyordum çünkü sarkıt lamba, duvara asmayı düşündüğümüz herşeyi gölgeliyordu. 2,5 sene bu duvara boş olarak dayandım ama artık yeter dedim. Aslında aklımda duvar kağıdı almak vardı ama Koçtaş'ta istediğim parlaklıkta ve sadelikte duvar kağıdı bulamadım. Bu sefer yönümüzü boyaya çevirdik. Aslında duvar kağıdı için başka yerlere da bakabilirdik ama hazır eyleme geçme modundayken bu işi aynı gün bitirmek istedim. Boya kataloglarının önüne gelince herzamanki gibi yine gözüm morlara kaydı.

7 Kasım 2014 Cuma

Crochet / Tığişi Battaniye




Hani havalar soğudu ya, hani daha çok evdeyiz ya artık (ya da bizim için durum böyle) kendime yeni bi uğraş bulmam lazımdı, ben de tığişi bişeyler yapmaya karar verdim. Okuduğum bloglarda ve instagramda renkli renkli görünce aslında pek de aşina olmadığım bu sektöre deli cesaretiyle koskoca bir battaniye amaçlıyarak daldım. Modelin adını tam bilemediğim için sayılarıyla birlikte nasıl yapıldığını anlatan bir tarif de bulamadım, o nedenle ben de resimlerden baka baka yanlışlar yaparak sonunda modeli oturttum.

6 Kasım 2014 Perşembe

Patlıcanlı, Patatesli Mayalı Poğaça





Geçen sene mayalı hamurla ilk flörtümüzü yaşamış aramızı düzeltmiştim. Yazın daha tembel davranmışım sanırım çünkü geçen gün farkına vardım ki uzun süredir hiç mayalı birşey yapmamışım. Hamur mayalamayı ve mayalı hamurla oynamayı çok seviyorum. Hem kolay hem de çok zevkli geliyor bana. Özellikle su yerine bolca yağ kullanıldığı için ele yapışmayan mayalı hamurla bu sefer biraz daha değişik bir şey denemeye karar verdim ve patatesin içine patlıcanı da katıverdim. Sonuç tahminimden de güzel oldu.

Patlıcanlı Patatesli Mayalı Poğaça İçin Malzemeler

1 su bardağı ılık süt
3 tepeleme yemek kaşığı teremyağ
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 paket toz instant maya
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı toz şeker
2 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
Aldığı kadar un

İç Harcı İçin Malzemeler

1 büyük boy patates
2 büyük boy patlıcan
1 büyük boy soğan
tuz, karabiber, kimyon

Patlıcanlı Patatesli Mayalı Poğaçanın Hazırlanışı

Hamuru hazırlamadan önce fırınınızı 100 derecede ısıtın ve ısındıktan sonra fırının kapağını kapatın ve  kapalı bir şekilde sıcak kalmasını sağlayın. Bir bardak sıcağa yakın ılık sütün içine toz mayayı döküp karıştırın ve bir dakika kadar bekletin, bu arada biraz kabarcıklar oluışmaya başlıyacaktır. Hamuru hazırlıyacağınız kaba yağları, tuzu, şekeri, yumurtanın beyazını, sütü koyup karıştırın ve sonra azar azar un eklemeye başlayın aynı zamanda kabartma tozunu da ekleyin ve  çok sert olmayan bir hamur elde edene kadar un eklemeye devam edin.Yumuşak kıvamlı bir hamur elde edince üzerini önce streç filmle sonra da bir havluyla sarıp fırının içinde mayalanmaya bırakın. 

Hamur mayalanırken soğanları yemeklik doğrayıp tereyağ ile biraz kavurun, tam pişmeden minik küp doğranmış patatesleri de soğanlara ekleyin pişmeye bırakın. Patateslerin pişmesine yakın yine küp doğranmış patlıcanları ekleyin, tuz, karabiber ve bir çay kaşığı kadar kimyon ekleyip patlıcanların rengi dönene kadar kavurun. İç harcınız bittiğinde hamuru kontrol edin, iki katına çıktıysa savaşa başlıyabiliriz:) En fazla bir saat içinde, sıcak fırında beklediği için hamur kabarmış oluyor zaten.

Kabaran hamurun havasını almak için son bir kez çok az yoğurun ve ufak parçalar koparıp avcunuzun içinde açıp içine harcınızdan koyup kapatın. Üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpin ve tepside tercihen yarım saat, zamanınız yoksa minimum 10 dakika bekletip 190 derece ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirin. 

Afiyet olsun.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Sonbaharda Haftasonu Kaçamağı: BODRUM

 
Birçokları gibi, eşim ve ben tatil yörelerinin ilkbahar ve sonbahardaki hallerini çok seviyoruz. Yaz aylarını da seviyorum o ayrı ama bahardaki sakin huzurlu haline de bayılıyorum. Bu nedenle yaz yerine sonbaharda, biraz nefes almak için haftasonu iki günlük Bodrum kaçamağı yaptık. Bodrum bizi inanılmaz güneşli ve sıcak bir havayla karşılayıp fırtınayla yolculadı:) Ama bunun da bir faydası olmadı diil.
 
 Odamızın manzarası.

30 Ekim 2014 Perşembe

Portakallı, Tarçınlı, Fındıklı Kek İsteyen Var Mı?


29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı yaşanan bütün olumusuzluklara ve "Ne Mutlu Türküm Diyene" diyemeyenlere inat kutluyorum. Bayram nedeniyle evde olmak benim için ayrıca bir minnet meselesiydi o konuya hiç değinmiyorum bile:) Yazın doğru düzgün mutfağa girmezken şimdi de durmadan kek yapmaya başladım. Dün de hazır evdeyken tantitoniden aldığım yeni aldığım kek kalıbımla bayram keki yaptım. Tantitoninin silikon kalıpları muhteşem, kesinlikle keki içinden çıkarmak çok basit ve zahmetsiz. Diğer satılan silikon kek kalıplarına göre fiyatı birazcık daha fazla ama indirim döneminde yakalarsanız kaçırmayın derim.

28 Ekim 2014 Salı

Jojo Moyes / Sevgilimden Son Mektup

Kitap okumayı sevenlerin bir de kitap okuma keyfi diye bişey var ya hani, bazen o keyif kitap okumanın kendisinin önüne bile geçebiliyor:) Ciddi ciddi hazırlanıyorum kitap okumaya. Kahve, çay yapıyorum ya da kek yapmışsam pişmesini bekliyorum, dışardaysam ve kitabım yanımdaysa mutlaka biyerde oturuyorum bişeyler yiyorum ya da kahve içiyorum. En kötü ihtimalle şimdi havalar soğuduğu için koltukta uzanırken hemen bi battaniye atıyorum üstüme, Digiturk'ün Nu Jazz kanalını açıyorum. Gün içindeki gerçekten en güzel anlar benim için.

27 Ekim 2014 Pazartesi

Kremşantili Kakaolu / Sade Kek Tarifi


İşyerinde bi arkadaşımın ikramıyla hayatıma giren bu keki üst üste iki kere de kendim pişirince artık Browni tarifim gibi bıktırana kadar yapıcağım tariflerimin arasında yer aldı. O zaman bu pasta tadındaki kekimi sizinle de buluşturmanın zamanı geldi.

23 Ekim 2014 Perşembe

Kabaklı,Sütlü Lor Peynirli Makarna Tarifi




Dün eşim arkadaşlarıyla maç izlemeye gidince ben de kendime kadar basit bişeyler yapmak için mutfağa girdim. Eşim sebze yemediği için fırsatı değerlendirip kabaklı makarna yaptım. Yaparken güzel olucağını tahmin ediyordum ama yerken hayallerimin ötesine geçtiğini itiraf etmeliyim. Gelelim tarife:

Bodrum Zeki Müren Müzesi Gezimiz


 
Haftasonu aklımıza esip Bodruma gidince Zeki Müren'in müzeye dönüştürülen evini ziyeret edelim dedim. Yolunuz düşerse uğrayın, yurtdışına çıkınca köşe bucak geziyoruz tarihi yerlerini müzelerini falan ama kendi ülkemizde nedense önemsemiyoruz. O yüzden bir sonraki gün de Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesini yani Bodrum Kalesini gezdik, cebren ve hile ile! Verdiğim bu kati karardan bir an bile pişman olmadım, ozaman sizi de gezdireyim biraz..

14 Ekim 2014 Salı

Keçeden Baykuşlu Yastık Yapımı



Havalar soğumaya başladı, kış belki gelmedi ama herkesin kabuğuna çekilmeye başladığı mevsim çoktan geldi. Hem sosyal medyada hem de çevremde gördüğüm kadarıyla artık haftasonlarını bile evde sakin geçirmek bir çok kişinin tercihi. O zaman hanımlar ben diyorum ki, boş durmayalım elimizi çalıştıralım. Ben geçen kış başladığım keçeden baykuşlu yastık çalışmama devam etmeye başladım. Google görsellerden arattıktan sonra beğendiğim bir modeli kağıda çizdim sonra modeli kesip, keçenin üstüne koyup keçeye şekil verdim. Başını gördüğünüz baykuşun artık yapraklı gövdesi de hazır, iş sadece yasığa aktarmaya geldi, ama asıl mesele yastığı ve kılıfını bulmakta:) Size de tavsiye derim, şu gri günlerde renkli keçelerle uğraşmak günümü renklendiriyor.

8 Ekim 2014 Çarşamba

Rodos Plajlarını Keşfetmeye Hazır mısınız? 2. Gün


Bugün adayı keşif günü. Elimizde harita, altımızda Fiat Panda adanın koylarını keşfetmeye çıkıyoruz. İlk gün sıcakta Eski Şehri dolaştık, kültür gezimizi yaptık, sıra artık deniz, güneş, kum ve eğlencede. En baştan şunu söyleyebilirim ki hayatımda girdiğim en güzel sular bu adaya ait. Bir çok koyunda denize girdik, bazılara ise şöyle bir bakıp geçtik, bazılarına ise hiç uğramadık. Bizim kriterimiz kumsal olan plajlardan denize girmemekti çünkü adanın asıl taşlık ve kayalık olan plajlarının meşhur olduğunu biliyorduk.

7 Ekim 2014 Salı

Kahve Makinası ile Farklı Tarzlarda Türk Kahvesi Yapmanın Püf Noktaları


Ülkemize gelen turistlere ilk sorulan soru yemeklerimizi nasıl buldukları oluyor, tamam çok geniş ve detaylı bir mutfağımız var ancak içecek olarak da çok güçlü ve anlamlı bir mutfağımız olduğuna inanıyorum.  Bunların en başında ise Türk kahvesi geliyor.  Yunanlarda da çok yakın bir versiyonu Yunan kahvesi olarak geçiyor ve tat olarak bizdekine hiç de uzak değil ancak bizdeki anlam ve seramoninin onlarda olmaması en ayırıcı özelliği.  Bizim için kahve  yanında servis edilen suyuyla, lokumuyla, çikolatasıyla ve hatta günümüzde yeni yeni tercih edilmeye başlayan sade sodasıyla ayrılmaz bir bütün ve bütün bunlar için özel servisleri mevcut. Aslında miktarı çok az olan ve keyfi kısa süren bir kahve çeşidi olduğu halde ikramı için özel bir sektör oluşmuş olması bile kahvenin Yunan değil Türk olarak isimlendirilmesi için yeterli bir sebep. Doğuran değil bakan anadır misali kimin bulduğundan ziyade kimin geliştirdiği daha önemli bir nokta.

Cezvede ağır ağır pişirme yöntemini annelerimizden öğrendik ama bir de Türkkahvesi Makinası gerçeği var. Cezveye göre daha hızlı ve hata yapma payı daha düşük olan makina yönteminde aslında hepimiz üç aşağı beş yukarı güzel kahveler yapıyoruz. Profesyonel işi kahve pişirmek olan bir kaç kişiden edindiğim bilgilerin sonucunda farklı kahve versiyonlarının en güzel nasıl pişirildiğini öğrenip uyguladıktan sonra yazıya dökmenin zamanı geldi.

4 Ekim 2014 Cumartesi

Bayram Temizliğinden Yorgun Düşenler! Hepimize İyi Bayramlar :)


15 günde bir cuma günleri eve temizliğe bayan geliyordu ve o kadar şanslıyım ki bu sefer o cuma arife gününe denk geldi. Konu bayram temizliği olunca ben de boş duramadım tabi, dolapların içini temizledim ütü yaptım yerleri fırçaladım çamaşır suyuyla falan. 


Sonunda da bi yorgunluk kahvesi içtim Penguen eşliğinde. Penguenin bu haftaki sayısı çok güzel bilginiz olsun. Dün yorulduk ve bugün de et kesmekle uğraşıcaz evet, ama ben herşeye rağmen bayramı bayram gibi yaşamayı, tatile gitmek için bir kaçamak olarak görmemeyi tercih ediyorum. Allaha çok şükür ki bayramları dolu dolu yaşamama sebep olan akrabalarım var ve onların bir çoğuyla aynı şehirdeyim. Sadece babacım uzakta ilk defa. Allah herkesi sevdikleriyle tez zamanda kavuştursun...

2 Ekim 2014 Perşembe

Rodos Adası 1. Gün

Yunan adaları içinde ilk gittiğimiz ada Midilli olmuştu. Bu sene Sakıza ardından da Midilliye giderek gedikli seviyesine yükseldik sanırım:) Yakın adalardan gidilmeyi bekleyen Samos, Kos ve Meis kaldı. Kalan son 3 adayı yine kendimiz araba kiralayarak dolaşırız diye düşünüyorum, ancak daha uzak ve pahalı olan Santorini ve Mikanos için sanırım 3 günlük Cruise turları bize yetecektir. O zaman gittiğimiz diğer adalar olan Sakız ve Midilliyle karşılaştırarak Rodosu anlatmaya başlıyabilirim.


24 Eylül 2014 Çarşamba

Yemekte Balık Varmışçasına..


Canım balıklı tabaklarımı kullanmak istiyordu ama evde balık çok az yaptığımız için uzunca bir süredir kullanamıyordum. En sonunda balıklı tabaklarımı kullanmak için balık yemeği beklemekten vazgeçtim ve böyle bir görüntü ortaya çıktı. Actifrydan soya soslu ve pekmezli tavuk kanadı yaptım, yanına da patatesli ve biberli bulgur pilavı. Pilavın içindeki patatesleri önce minik küpler halinde doğrayıp biraz actifryda pişirdikten sonra ekledim pilava, hem dağılmadı hem de lezzetli oldu. 

23 Eylül 2014 Salı

Kurt Seyt ve Murka / Nermin Bezmen


Bu yaz deliler gibi kitap okuyabildim çok şükür:) İşte bu deliliklerden bi tanesi de Kurt Seyt ve Shura'nın devam kitabı olan Kurt Seyt ve Murka oldu. İlk kitabı kadar güzel bir dille yazılmış, merak uyandıran sürükleyici bir kitaptı. Bu kitap Shura'nın İstanbulu terk ettiği günden devam ederek başlamış ve Seyit'in ölümüne kadar bütün hayatını anlatmış. İlk kitapta güçlü, muktedir ve aşık bir Seyit görüyorken bu kitapta eşiyle sorunlar yaşayan, hayatta bocalayan daha zayıf bir Seyit okuduk. Shura'dan sonra Murkayı içim almaz diye biraz sıkılarak başlamıştım kitaba ancak Nermin Bezmen yine o akıcı uslubu ve hikaye etme yeteneği sayesinde karakteri çok güzel hayatımıza sokmuş. Yadırgamadan bazen acıyarak ve kitabın sonunda sinir olarak okudum Murka'nın hikayesini.

18 Eylül 2014 Perşembe

Kurt Seyit'e Fahriye Evcen Dopingi İşe Yarar mı?

Nermin Bezmenin kitabı Kurt Seyt ve Shura'yı, dizisinin çekileceğini ve başrolünde Kıvanç Tatlıtuğ'un oynayacağını öğrenince hemen alıp okumuştum ve çok çok beğenmiştim. Birçok kişi gibi benim de diziden beklentim çok yüksek oldu bu yüzden, ama bir şekilde dizi nedense tutmadı. Benim tahminim dizinin kitabın senaryosunun dışına fazlasıyla çıkması ve çok klişe olayların eklenmesi, reklamsız çok uzun süre yayınlanması ve Rusya'da geçen sahneler nedeniyle Ruslara özgü davranış ve konuşma şekillerinin Türklere samimiyetden uzak gelmesi. Bu nedenlerle Türkiye çekimleri başladığında işin renginin biraz daha değişeceğini düşünmüştüm ancak çok da fazla fark eden bir şey olmadı maalesef.


Ve Dağlar Yankılandı/ Khaled Hosseini

Yeni dönem klasik bir Türk kadını olarak ben de kahve içmeyi ve kitap okumayı çok seviyorum, sizden bir farkım yok yani. O yüzden kitaplarımın fotoğraflarını çekerken yanlarında hep Türk kahvesi oluyor, bunu şu anda idrak ediyorum. Bilerek yaptığım bir şey değil, ziraa ya kahve içerken okuyorum ya da kahvem bitince uzanarak okuyorum. Aa bir de balkonda rejisör sandalyeme (bu kelimeyi cümle içinde kullanmak için çok bekledim!) oturarak ve ayaklarımı da bir başka rejisör sandalyesine uzatarak keyif yaptığım anlar var ki en güzeli onlar oluyor genelde. Ancak hava artık daha erken kararmaya başladığı için bu keyfi haftasonları yaşayabilicem.


16 Eylül 2014 Salı

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik... Kaz Dağlarından


Bu sene yeni yaşımı eşimin ve arkadaşlarımızın benim için düzenledikleri haftasonu tatilinde, sevildiğimi hissederek karşıladım. Ve bu güzel tatil boyunca en yoğun hissettiğim duygu gerçek huzur oldu, ki şu sıralar dedemin rahatsızlığı dolayısıyla aslında bir yanım kan ağlasa da beni bu duygudan uzaklaştıran, sahip olduklarıma şükrettiren bir gezi oldu. Rotamız, daha önce hiç gitmediğim, oksijen deposu Kaz Dağlarıydı. Cumartesi sabahı  3 aile ve bir küçük adamla İzmirden yola çıktık. Zaten sonunda görmediğim bir yere ulaşmak varsa araba yolculuğunu çok severim, ancak özellikle eşimin 90larda aldığı Cartel'in albümünü dinleyip kolumuzu arabanın camından çıkarıp "gel gel gel Cartele gel" diyerek 30 yaş üstü insalara yakışmayan davranışlar sergilemek en eğleneceli kısmıydı:) 

1 Eylül 2014 Pazartesi

Hoş Geldin Eylül Hoş Geldin 30. Yaşım



           İnanamasam da 30 yaşındayım artık. Geri dönüp bakınca 30 yılımın güzel geçip geçmediğini sorgulamıyorum, Allaha şükür güzel bir hayatım oldu. Ancak yeterince verimli oldum mu diye düşününce işte orda bazı soru işaretlerim var. Zamanında üniversiteyi bitirdim, zamanında işe girdim ve zamanında evlendim. Buralarda bi sıkıntı yok. Güzel tatillerim oldu ve arkadaşlarım, olabildiğince gezip görmeyi ve az ama öz arkadaşla tatmin edici ilişkiler geliştirmeyi denedim ve bu konuda da fena değilim.  Güzel kitaplar okudum, benden daha çok kitap okuyanları kıskandım ve olabildiğince kitap almaya çalıştım. Bu konuda tek sıkıntım kütüphanemin daha gelişmiş olmasını sağlayabilirdim noktasında. İşimden çok memnun değilim aslında, hep daha iyisini yapabilirdim diye düşündüm ama bir şekilde yeterince emek verip yapmadım. Bu verimsiz olduğum bir nokta, gerçekten kendime, hayatıma ve zekama ihanetim. 
Doğru zamanda doğru insanlar güzel bir evlilik yaptım, Allah herkese nasip etsin, bu konuda da içim rahat. Eskiden hareket etmeye çalışan bi şekilde sporu hayatının içinde tutan biriydim ama evlendikten sonra bu konuda sınıfta kaldım. Çok güzel bol bol yemek yedim ve sonuçta kilo aldım. Sanırım bu konuda da bi fire vermişim. O zaman otuz yaşıma kadar yanlış yaptığım konularla ilgili hatalarımı ele alma vakti gelmiş. Daha çok kitap satın almalı, kariyerime daha fazla zaman ayırmalı, spor yapmalı ve bir kaç yıl içinde çocuk sahibi olmalıyım. Peki bunlar gerçekleşince?

Allah kerim:)

28 Ağustos 2014 Perşembe

Elif Şafak - Ustam ve Ben


Bu yaz, özellikle Ramazan ayından beri bol bol kitap okudum, arkadaşlarımla değiştokuşlar yaptık, birbirimize çok güzel kitaplar tavsiye ettik, okumak için birbirimizi motive ettik. Zaten yaz aylarında işten eve gelince tv'de izleyecek hiç birşey bulamadığım için ve takip ettiğim diziler de yaz tatilinde olduğu için, kitap okumak günlerimi çok güzel doldurdu. Aslında yazmayı istediğim bir sürü kitap var ancak en son bitirdiğim ve hakkında tam olarak ne hissetiğimden emin olamadığım Elif Şafak'ın son kitabı Ustam ve Ben'le kitap yorumları serisine devam edesim geldi.

22 Ağustos 2014 Cuma

Sarah Jio Serisi Tamamlandı. Son Kamelya ve Böğürtlen Kışı



Güney Fransa tatili yazılarını iki ayda anca tamamlayan tembel bünyem aslında Hazirandan bu yana bir sürü kitap okudu ve Ramazanda iftar sofraları hazırladı, ancak tatil yazılarımın blog akışında arka arkaya olmalarını istediğim için yazı dizisini bozmak istemedim. Ramazan sofralarım şuanda çok bir anlam ifade etmeyeceği için biraz da kitaplardan bahsederek tatil serisine mola vermek istiyorum. Aslında geçtiğimiz hafta da 4 günlük bir Rodos kaçamağı yaptık ama bana da tatil yazmaktan biraz fenalık geldiği için onu ileri ki haftalarda paylaşmayı planlıyorum.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Cote D'Azur Tatili 7. Gün Saint Paul De Vence - GRASSE



"Parfümün başkentine hoşgeldiniz" yazısının altından geçerek Grasse şehrine giriş yaptık ve tatilimizin 7 gününde kiralık arabamızla yerel 3 ünlü parfüm markasının mağazalarını gezmek üzere şehir merkezine doğru yokuş yukarı tırmanmaya başladık. Grasse parfüm esansı üretiminde dünyada çok önemli bir noktada, ancak şehre vardığımızda biraz hayal kırıklığına uğramadık değil. Ziraa bu kadar çok markaya esans satan bir şehir, hem de turistik olduğu halde az gelişmişti. Hatta parfüm fabrikaları ve satış mağazaları dışında görülecek bir yeri yoktu. Belki kendimizi zorlasak çiçek ve lavanta tarlalarının olduğu bölümüne geçebilirdik ancak vaktimizi orada geçirmek yerine St Paul De Vence'e ayırmayı tercih ettik.


18 Ağustos 2014 Pazartesi

Cote D'Azur Tatili 6. MONAKO

7 günlük Cote D'Azur tatilimizin 6. günündeki son durağımız Monako oldu. Biz öncesinde Nice'den Eze Köyüne uğradığımız için, Monakoya da Eze Köyünden geldik. Eze'deki Turizm ofisinden otobüs saatleri hakkında bilgi alabilirsiniz, yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 2 saatte bir Monako'ya otobüs mevcut ve yol yarım saat kadar sürüyor.

Monako'da ülkeye girer girmez lüksü ve ihtişamı hissetmeye başlıyorsunuz. Otobüsten indikten sonra biraz ilerideki Turizm ofisine mutlaka uğrayın, ülkeyi en kısa sürede nasıl dolaşacağınızı çok güzel anlatıyorlar. 4 Bölüme ayrılmış ülkenin 3 bölümünü dolaştık, sonuncu bölüm zaten görmeye değer fazla bir şeyin olmadığı bir yer. Biz pas geçtik, siz vaktiniz varsa takılırsınız. Turizm ofisinin yanından hemen botanik bir parka girdik ve parkı takip ederek Monte Carloya çıktık.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Cote D'Azur Tatili 6. Eze Köyü

Eğer Nice'de kalıyorsanız ve Monako'ya gitmeyi planladıysanız mutlaka Eze Köyüne uğrayın derim. Eze köyü Monakoyla Nice arasında kalan, yolüstü diyebileceğim bir güzargahta ve yolunuzu uzatmanıza gerek kalmadan güzel bir kaç saat geçirebileceğiniz bir kaleköy. Buraya Medicini Meydanından 82 numaralı otobüse binerek yaklaşık yarım saatte, harika deniz manzaraları eşliğinde gelebilirsiniz. Aklınızda tutmanız gereken şey ise günlük  sınırsız kullanım kartları bu otobüste geçmiyor. Otobüsün içinde şoförden bilet satın alabilirsiniz.


4 Ağustos 2014 Pazartesi

Cote D'Azur Tatili 5. Gün - NİCE :)

Nihayet tatilimizin bizi en meraklandıran ve en olmak istediğimiz şehrinde sıra.Nicedeki otelimizi size gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Oldukça tarihi bir binada, Fransız balkonlu ve harika manzaralı Hotel Floride Nice otobüsle 10 dakika mesafede, yürüyerek ise 15 dakikada gidilebilen Cimiez bölgesinde. Bu bölge çok nezih bahçeli Fransız evlerine sahiplik eden ve harika manzarası olan, Fransız balkonunda Fransız şarabını özellikle ışıklı gece manzarasıyla içebileceğiniz bir yer. Ayrıca balkonumuzdan deniz de görünüyordu. Gitmek isterseniz en üst kattaki balkonlu odayı istediğinizi mail yoluyla iletebilirsiniz.




Nice'deki ilk günümüzde otelin hemen karşısındaki otobüs durağına gidip merkeze giden otobüsten günlük sınırsız kullanım hakkı olan 5 Euroluk biletlerden alarak şehir merkezi sayabileceğimiz Massena meydanına gittik. İlk defa arabasız, otopark ücreti vermeden bir gün geçirdik. Ulaşım konusunda hiç tereddütünüz olmasın ziraa Massena meydanından geçen tramvay hattı şehrin bir çok yerine rahatlıkla ulaşmanızı sağlıyor. Ayrıca otobüsler de kalabalık değil ve sefer sıklığı yeterliydi.

Massena Meydanında 7 adet direk üzerinde oturan adam heykeli mevcut. Tarihi yapılarla uyumsuz bulduğum bu heykeller 7 kıtayı temsil ediyormuş.

25 Temmuz 2014 Cuma

Cote D'Azur Tatili 4. Gün St Tropez - Port Grimaud ve Cannes


Marsilya'dan St Tropez'ye giderken iyiden iyiye Provence bölgesine geldiğimizi hissetmeye başladık. Hava daha güneşliydi ve üzüm bağları yolculuğumuzun büyük bir kısmında bize eşlik etti. Tabi ki bir selfi çekicektik!


O güzel şarapların üretildiği üzüm bağlarına veda ederken artık denize yaklaştığımızı ve ilk hedefimizin çok yakın olduğunu gösteren tabelayla yüreğim pırpır olmadı değil:)

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Cote D'Azur Tatili 3. Gün - Marsilya


Marsilya diyince aklıma ilk gelen şey Monte Kristo Kontu olmuştu. Güneşli bir hava, büyük bir liman ve Monte Kristo Kontunun kapatıldığı deniz ortasındaki Şato Dif Hapishanesi görmeyi beklediğim yegane şeylerdi. Gitmeden önce öğrendiğim kadarıyla Fransanın en tekinsiz şehri olarak anlatılan Marsilya, aslında bölgedeki en eski tarihe ve en büyük yerleşime sahip. O nedenle şimdilerde içinde bulunduğu kargaşa beni biraz hayalkırıklığına uğrattı. Aslında haksızlık da etmek istemiyorum, çantanıza sahip çıkın diye herkesin uyardığı Marsilya'da güvenlik sorunu inanın İstanbul'dan fazla değil! O nedenle Türkler için İstanbul'da olmak gibi bişey:)

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Ortaçağ'dan Günümüze, Masal Şehir CARCASSONNE


Carcassone, içinde bir masal kalesi ve bir Türk şehitliği barındıran, adını daha önce duymadığım süpriz bir şehirdi. (Carcassonne'a nasıl ulaştık:öğrenmek için) Biz hava karardıktan sonra gelebildiğimiz için maalesef Türk şehitliğini ziyaret edemedik ama yine de burada hikayesinden çok az bahsetmek istiyorum. Çanakkale savaşı sırasında Fransız askerlerine esir düşen Türk askerleri Fransaya getirilmişler. Bir çoğu muhtemelen salgın hastalıklar yüzünden hayatlarını kaybetmiş ve şehitler bulundukları yerlerdeki müslüman mezarlıklarına defnedilmişler. Şehitlerimizin mezarlarından uzunca bir süre Devletin haberi olmuyor. Ta ki Arap araştırmacılar bu bölgede kendi mezarlıklarını incelemeye başlayana kadar. Sonuçta 1992 yılında farklı bölgelerdeki 10 tane Türk şehidi Carcassonne'daki Saint Michel mezarlığına naklediliyorlar. 2007 yılından beri de Çanakkale savaşının yıl dönümünde şehitlikte Türk Devletinin de katılımıyla törenler düzenlenmeye başlıyor.  

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Cote D'Azur Tatili 2. Gün TOULOUSE - La Ville Rose...



Tatilimizin ikinci gününe bir gün öncesinin yorgunluğunu atmış şekilde ve çok enerjik başladık. İlk önce kiralık arabamızı teslim aldık sonra Toulouse'a doğru yola çıktık. Fransızların sabah kahvaltısı beni kesinlikle açmadığı için tüm tatil boyunca kahvaltılarımı ya tatlıyla ya da sandwichle yaptım ki Fransız tatlılarının muhteşemliğini düşününce pek de kötü bir başlangıç sayılmazdı.Yolda gördüğümüz Carrefoura girip bir sürü Tiramisu (her nekadar İtalyan tatlısı olsa da Fransızlar da çok başarılı kesinlikle), adını bilmediğim paketli tatlılar ve şarap alarak yolculuk için stoğumuzu yaptık. Tatlılar ve şaraplar bence ülkedeki en ucuz yiyecek içeceklerdi. Özellikle Rose sevdiğim için, içtiğim hiç bir şaraptan pişman olmadım ve fiyatları komik derecede ucuzdu.

30 Haziran 2014 Pazartesi

Cote D'Azur Tatil Planı ve Fransa'da Araba Kiralama ve Yollarla İlgili Detaylar

Bordo'ya ucuz uçak bileti bulduğumuzu anlattığım bir önceki Bordo yazımdan sonra şehirleri nasıl bir sırayla anlatsam diye düşünürken önce tatil planını paylaşmanın, yakın zamanda bu bölgeye gitmeyi düşünenler için faydalı olucağını düşündüm. Aslında ilk yazım olması gereken bu ikinci yazıyla tatili bir kez daha yaşamaya devam ediyorum:)



1. Gün
- Pegasus Hava yollarıyla 7:15 İzmir-İstabul uçağına biniş
- THY 10:50  İstanbul-Bordo uçağına biniş.
- Bordo saatiyle 13:35'de iniş. (Türkiye ile arasında 1saat fark var. Uçuş 3,5 saat sürdü)
- Havaalanından Bordo şehir merkezine giden 2 numaralı otobüs ile yarım saatlik bir yolculuk sonrası otele varış ve yerleşme.
  (Otobüse tek binişlik bir kişilik bilet fiyatı 1,5 Euro. Biletleri Havaalanınındaki otobüs durağının önündeki makinadan aldık. Kredi karti geçerli. İsterseniz otobüsün içinde şöförden de alabilirsiniz.)
-Tüm gün ve gece Bordo'nun tadını çıkarma:)

Araba Kiralama ve Yollarla İlgili Notlar

24 Haziran 2014 Salı

Cote D'Azur Tatili 1. Gün Bordo/ Bordeaux

Nerden başlasam nasıl anlatsam, Bordo Bordo.. :)Bana bir ay sürmüş gibi gelen bir haftalık Fransa  Provence tatilimizin ilk durağıydı Bordo. Aslında herşey internetten yurtdışı için ekonomik uçak biletleri bakarken ""aa Bordo uçağı ucuzmuş hem de Türk Hava Yollarıymış, gitsek mi? e hadi gidelim" kadar basit bir şekilde başladı. Öyle ki Bostanlı-Üçkuyular arabalı vapurundaki 25 dakikalık yolculuğumuz sırasında önce biletleri bulduk sonra gidiş dönüş satın aldık.


9 Haziran 2014 Pazartesi

Midilli/ Lesvos - Adadan Ayrılış


Adadaki son günümüze otelin mütevazi ancak lezzetli kahvaltısıyla başladık, enerjimizi depolayıp eşyalarımızı toplayıp Petra'nın kuzeyine doğru yola çıktık. Aralarda yine bir kaç küçük güzel köye uğrasak da burda asıl bahsetmek istediğim destinasyon Skala Sikaminias. Kuzeye giderken tam olarak yolumuzun üzerinde kalmıyor aslında, yol biraz daha dağlık bölgeden devam ediyor, Skala bölgesine inmek için sola doğru virajlı bir yoldan aşağıya inmek gerekiyor ancak kesinlikle değer gitmeye.

3 Haziran 2014 Salı

Midilli Adası/ Lesvos - Adada İkinci Gün


 Midilli Adasına Gelişimiz İçin Tıklayın

 Midillideki Birinci Günümüz İçin Tıklayın

Midilli/ Lesvos - Adadan Ayrılış için Tıklayın

Adadaki ilk gecemizden sonra, temiz hava bol oksijen sayesinde sabah erken kalkıp otelimizin mütevazi ancak lezzetli kahvaltısıyla güne başladık.