6 Mayıs 2014 Salı

Sakız Adası / Chios Tatili


 

Yaz yaklaşırken ve tatil planları yaparken gitmeyi düşündüğümüz yerler ile ilgili en çok araştırmayı bloglar üzerinden yapmayı tercih ediyorum. Gidenlerin kendisinden dinlemek ve destinasyon ve rota oluşturmak, güzel yemekler yemek ve ucuza maletmek anlamında tecrübelerin paylaşılması en doğrusu. Bu nedenle sadece bir gece iki gün konaklamış olsam ve adanın tamamını gezememiş olsam da bu mevsimde gitmeyi düşünenler için Sakız Adası tatilimizden biraz bahsetmek istiyorum.


 

Sakız adasına Çeşme üzerinden 45 dakikalık feribot seferleriyle ulaşabilirsiniz. Ulaşım 20 Euro, ayrıca seyahat gününüzden önce 15TL yurtdışı çıkış harcı yatırıyorsunuz bankaya. Yine Ayvalıktan Midilli Adasına giderken olduğu gibi Çeşme'den Sakız Adasına giderken de bindiğiniz feribot ya da vapurlarda yurtdışına çıkıyormuş hissi duymuyorsunuz ziraa gayet basit ve sıradanlar. Tam yaz sezonu olmadığı için gümrükte fazla oyalanmadan yerimizi alıyoruz ve 45 dakika sonra Sakız Adasına ayak basıyoruz. Midilli kadar büyük ve gelişmiş bir ada değil Sakız Adası, ancak yine de bi görün derim ben. Yunan halkıyla aramızda Megalo İdea gibi bi sorun olmasaymış çok iyi anlaşırmışız. Çok sakin, saygıyı, kesinlikle temiz ve iyi aşçılar. Vapurdan iner inmez ada merkezine 2,5 km mesafedeki ve yine Booking.com'dan satın aldığımız otelimize, havanın da güzel olması sebebiyle yürüyerek ulaşıyoruz. Yolda giderken üstteki resimlerde görünen meşhur değirmenlerde fotoğraf çektirme şansı yakalamış olduk böylece, yürüdüğüme pişman değilim yani:)

Otelinizi merkezden de ayarlayabilirsiniz, hiç biyer birbirine uzak diil zaten ve konaklama ucuz, fazla fiyat farkı yok. Biz nasılsa araba kiralayacağımız için uzaklığını önemsemeden dekorasyonuna bakarak seçtik otelimizi.Kaldığımız otelin adı Sea Front Studio Rooms. İçinde minik bir mutfak bölümü de vardı. Minik dediğime bakmayın kahve makinasından, tencere tavaya kadar herşey mevcuttu. Hatta bulaşık deterjanı ve yeni açılmış süngeri bile unutmamışlar.


Otele yerleşip üstümüzü değiştikten sonra adanın merkezine yollandık. Bu sefer zamandan tasarruf etmek için 5 Euro karşılığında taksiye bindik. Fiyatları da özellikle yazmak istiyorum ki gidecek olanların bi fikri olsun. Biz ilk gün adanın merkezini biraz gezmek istediğimiz için, önceden internet üzerinden seçtiğimiz arabayı 17.00'den ertesi gün 17.00'ye kadar kiraladık. 24 saat için 94TL verdik. Adanın merkezinde bazı Osmanlı yapıları mevcut, çarşısını dolaştıktan sonra bu Osmanlı yapılarını keşfetmeye çıkabilirsiniz. Dar sokakları, heryerden kokusunu duyduğunuz sakıza dayalı ürünleriyle sevimli bir ada Sakız adası, çok muhteşem mi? Hayır değil, ancak bol çiçekli evleriyle bahar buraya daha bi fazla gelmiş sanki. Adadan Çeşmeye geri dönünce bizim ne kadar az çiçek yetiştirdiğimizi çarpıcı bir şekilde fark ettim. Örneğin aşağıdaki ev sokak arasında alelade bir evdi ancak çiçeklerin ve mimarinin basit güzelliği bu evde yaşama isteği uyandırdı bende.





Saat 17.00'ye kadar bol bol yürüyerek görülmesi gereken bir çok yerini gördük diyebilirim. Arada böyle sevimli arkadaşlarla da karşılaştık:)




Bu da Adanın merkezinden bi selfie:)




Çok yürüyüp çok yorulunca bişeyler atıştıralım dedik. Kahve fiyatları çeşidine göre değişmekle birlikte yaklaşık olarak 1,5 ile 4 Euro arasında değişiyor. Ben Türk kahvesinin ikizi olan Yunan kahvesini çok sevdiğim için genelde onu tükettim tatil boyunca. Yunan kahvesinin fiyatı 1,5 ile 2 Euro arasında değişiyor.



Haritanın sağ tarafında ortada "City Of Chios" yazan kısım adanın merkezi. Biz ilk gün saatimiz de az olduğu için ve görülecek asıl yerler Adanın güneyinde yer aldığı için, gezimize Kuzey kısmına giderek başlamaya karar verdik. Zaten bir kaç saat içinde belli başlı yerlere gittik. Daha çok vaktimiz olsaydı daha fazla yere de gidebilirdik aslında ama gidenler de kuzey bölümünde görülecek pek birşey olmadığını söylediği için, kaybettiğimiz bişey olmadığını düşünüyorum. Biz City of Chios'tan Langada'ya gittik doğruca. Bu arada yol üstünde gördüğümüz yerlerde de ufak molalar verdik ve şehirlerin içinden arabayla geçtik. Ancak Kuzey'in en güzel yeri bence Langada'ydı. Adadaki en taze balığı bulabileceğimiz liman şehrinin burası olduğunu okumuştum daha önce. Ben çok beğendim ancak yaz sezonunda daha hareketli ve zaman geçirilebilir bir yer olacağını tahmin ediyorum. Langada'dan bir kaç fotoğrafı aşağıya ekliyorum.





Langada'dan çıkıp Kardamya'ya uğrayıp sonra doğruca şehir merkezine dönüyoruz. Toplam yolculuğumuz 3 saat sürmüş oluyor. Yemek için aslında aklımda dediğim gibi Langada vardı ancak biraz sessiz olduğunu görünce merkezde yemeye karar veriyoruz. Merkezde deniz kenarında bir kaç tane büyük taverna var ve cumartesi akşamı müzikli eğlenceleri de oluyor, ancak biz yorgunluktan bayılıcak noktada olduğumuz için müziksiz ama iyi yemek yiyebileceğimiz bir yer seçmeye karar veriyoruz. 

Daha önce giden arkadşlarımızın tavsiyesi ve biraz da internet araştırması sonucunda Hoca'nın Yeri isimli tavernada karar kılıyoruz. Adanın iç kısımlarında bir yer burası, bulması biraz zaman alıyor ancak güzel yemek olunca bunu fazla önemsemiyoruz. Biz orda hiç resim çekilmedik çünkü açıkçası pek memnun kalmadık. Ben geçen sefer Midilli'de yemeğe fırsat bulamadığım ancak yiyenlerin çok tavsiye ettiği Patlıcan Musakkayı denemek istiyordum, menülerinde yoktu. Ayrıca kabak çiçeği dolması ve ahtapot da yoktu. Sorduğumda ahtapotun mevsimi değil gibi bişey dediler, ancak gördüğimiz bütün restoranların menülerinde mevcuttu ve ben ertesi gün başka bir yerde yedim mesela. Neyse efendim biz de Greek Salata ve Sardalya söyleyelim dedik. Sardalyayı barbunla karıştırabilirim isterseniz dedi ordaki bayan, tamam dedik yarım yarım olsun. Ancak barbunları ayrı bir tabakta getidi ama tam bir porsiyon büyüklüğünde değildi ve garip kırmızımsı bir sosun içinde getirdi. Güzelim barbunlara yazık oldu anlayacağınız. Normalde bir porsiyon sardalya 8£ ancak getirdiği o minik porsiyon sardalyaya 7£ barbuna da 7£ yazarak bizi şok ettiler. Greek salata da 8£ idi, heryerde 5 ya da 6 £ aslında, buranın fiyatlarını fazla bulduk ve istediğimiz menüyü yiyemedik ama 25 £ vererek doğru düzgün doymadan masadan kalktık. Ben şahsen tavsiye edemiyorum.

İkinci gün sabah erken kalkıp toparlanıp Güneye doğru yola çıktık.  Yolda sakızlı dondurmanın tadına baktık. Dondurmaları gerçekten çok başarılı. Sadece sakızlı olan değil diğer çeşitleri de çok lezzetliydi. Dondurmanın bir topunu 1£'ya aldık biz, ancak aldığımız dükkan çok güzel ve büyük bir dükkandı o nedenle belki diğer taraflarda daha ucuz olabilir.

 

 

Güneydeki ilk durağımız seramikleriyle ünlü Armolia oldu. Biz sahile inmek yerine tarihi köylerini gezmeyi tercih ettik çünkü deniz mevsimi başlamamıştı adada. Armaolianın bu rekli seramikleri beni benden aldı tabi, o yüzden elim boş dönmedim. Resimde görülen objeler yaklaşık 8-9£ civarı. Ben resimde görünmeyen, ege evi şeklinde mavi panjurlu bi ev aldım 10£'ya. Sonraki ilk durağımız ise ilginç evleriyle ünlü Pirgi oldu.


  

Evlerin dış cephelerinde sanat gördük, bizim köylerimizde tuğlanın üstüne sıva yapamaya bile gerek görülmezken bu köylerde sanat yapılmış. Etkilenmemek elde değil. Bu durumu paraya bağlıyanlara da anlam veremiyorum ziraa gördüğünüz işlemeler de bildiğimiz sıvadan yapılmış.

 

 
 Üstteki iki resimde gördüğünüz yer bizi hayrete düşüdü. Bu köyde evlerin altı tünel gibi köprü gibi hep, buna alışmıştık ama evin altındaki tünelin çıkışınde bir kilisenin olması hayret vericiydi.

 


 
 
Evlerin balkonlarının altının bile süslendiği bu köyde, sokakları dolaştıktan sonra fazla vakit geçirmeye gerek görmeden yolumuza devam ediyoruz. Bir sonraki durağımız bir orta çağ köyü olan Olimpi.
  


Nedense burda pek fotoğraf çekmemişim. Üstteki resimdeki gibi bir ambiyans vardı yine. Dar sokaklar ve film platosu tadında yerler. Ancak Pirgi ve Olimpi kalmak için uygun görünmedi bize. Vakit geçiremedik biz pek açıkçası. Şehri biraz turladıktan sonra gördüğüm minik bir şapelde mum dikip dilek diledikten sonra son durağımız olan Mestaya doğru yola çıktık.

 

Ve Mesta selfiemizle devam ediyoruz:P

Burası bizim en beğendiğimiz, en güzel tadile edilmiş, gecelik konaklamaya da uygun olan ve en güzel yemeği yediğimiz yer oldu. Bir daha ki gelişmizde bir gece kalıcaz büyük ihtimalle. Mesta da yine bir ortaçağ köyü ve yapı olarak Olimpi'ye çok benziyor ancak oraya göre daha büyük bir yerleşke ve burda tam anlamıyla Hayat Var! Öncelikle şehrin giriş kapılarından birini açarak içeri giriyoruz:)

 
  
 

 

 

 

 

 Bakımlı evleri, dar sokakları, heryerde fışkıran çiçekleri ve güzel meydanıyla burası bizi mest ediyor. İyi ki sakıza geldik dedirtti diyebilirim. Mestada ayrıca Yunanistanın en büyük kiliselerinden biri de var. İçeri de fotoğraf çekmek yasak ancak ben gizli gizli çektim bişeyler:)

 

 

  






Kiliseden çıkınca tam karşısındaki meydanda yer alan kafe ve tavernalar vakit geçirmek için harika yerler. Maalesef yine resim çekmemişim, bazen böyle gaflete düşüyorum. Bu meydandaki tavernada harika yemekler yedik. Keşke fotoğraflasaydım. Ahtapot, Kalamar, Yunan Salatası, İçecek ve iki Yunan Kahvesine 25£ verdik. Hocanın Yeriyle karşılaştırınca çok daha lezzetli ve ucuzdu. Burda bayağı bi vakit geçirdik, dinlendik ve bütün yorgunluğumuzu attık. Aslında bir kaç yere daha uğrayabilirdik ancak iyiden iyiye yorulduğumuz için yavaş yavaş dönüş yoluna girelim dedik. Dönüşümüz yarım saat sürdü diyebilirim. Adada hiç bir yer birbirine uzak değil, küçük bir ada zaten sakız adası.


Adadan ayrılmadan hediyelik sakız reçellerimizi aldık, biraz da kendimiz sakız ağacından sakız reçinesi toplamıştık zaten. Bunun dışında sakız şekeri alabilirsiniz ki ben çok sevdim mutlaka alın. Ayrıca sakız likörü, şarabı gibi içkilerde de kullanmışlar sakızı, ancak ben fazla tatlı bulduğum için hoşlanmadım. Bir çok yerde tadına baktırıyorlar, siz de tadına bakarak karar verebilirsiniz.

Deniz sezonunda gitmediğimiz için denize giremedik ancak gördüğümüz kadarıyla sahiller çok temizdi, pırıl pırıl berrak koyları var. Kendimizi çok yormadan, evlilik yıldönümümüz kutlamak amacıyla çıktığımız bu tatilde bütün adayı keşfedemedik ama zaten amacımız bu değildi. Günübirlik turların götürdüğü heryere gittik nerdeyse, bu da bize yetti. Daha detaylısı bir daha ki sefere İnşallah:)

1 yorum:

  1. sakız adasıyla ilgili Gördüğüm en faydalı blog emeğinize sağlık teşekkürler.

    YanıtlaSil

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin