28 Ağustos 2014 Perşembe

Elif Şafak - Ustam ve Ben


Bu yaz, özellikle Ramazan ayından beri bol bol kitap okudum, arkadaşlarımla değiştokuşlar yaptık, birbirimize çok güzel kitaplar tavsiye ettik, okumak için birbirimizi motive ettik. Zaten yaz aylarında işten eve gelince tv'de izleyecek hiç birşey bulamadığım için ve takip ettiğim diziler de yaz tatilinde olduğu için, kitap okumak günlerimi çok güzel doldurdu. Aslında yazmayı istediğim bir sürü kitap var ancak en son bitirdiğim ve hakkında tam olarak ne hissetiğimden emin olamadığım Elif Şafak'ın son kitabı Ustam ve Ben'le kitap yorumları serisine devam edesim geldi.

Elif Şafak bende her zaman iki duyguyu aynı anda hissettirdi: takdir ve tatminsizlik. Cümlelerine, araştırmacı oluşuna ve gerçekten gelenekselin dışında konu başlıklarında yazışına hayranım, ancak kurgunun havada kalışı, akışın herzaman aynı ivmede olmaması ve bu kitabında olduğu gibi bazen sonları güzel bağlayamayışı bir nevi tatminsizlik hisside yaratıyor bende. Belki de kitaplarını İngilizce yazıp sonra çevirmenle birlikte Türkçeye çeviriyor oluşu, Türkçeyi gayet akıcı konuşabildiği halde bu yolu tercih etmesi ben de bir önyargı oluşturuyordur kimbilir. 

Ustam ve Ben, Mimar Sinan döneminde bir filbaz ve mimar kalfasının hayatının bir kesitinin anlatıldığı, tarih seven benim gibi Başak burçlarında merak uyandırabilecek bir kitap. Bir çok padişah döneminde geçen kitapta ana karakter Cihan'ının gözünden anlatılmış olaylar. Yazım dilini çok sevdim, ancak dediğim gibi bu kadar Osmanlıca kelime içeren bir kitabın önce İngilizce yazılmış olması ve sonra çevirmenle birlikte yazarın kitabı Türkçeye çevirmesi, dil konusunda ve kullanılan kelimeler konusundaki başarının çevirmene ait olduğu duygusunu uyandırıyor bende. Olay akışı konusunda ise merakla arka arkaya gelen olaylar zinciri şeklinde bir kurgusu yok kitabın. Mimar Sinan'ın yaptığı camilerin detaylarının çok fazla verilmesi ve olayların camilerin yapılış tarihleri dışında kesintiye uğraması, kitabın içerik olarak sanki kopyala yapıştır gibi dışarıdan alınıp doldurulmuş gibi görünmesine neden olmuş. Yani camilerle ilgili kitaplar incelenmiş, detaylar o kitaplardan alınmış ve hooppp uzun uzadıya bu kitaba kopyalanmış sonra da aralara olaylar serpiştirilmiş gibi. Ben bu düşünceye Dan Brown'un kayıp sembol ve Cehennem kitaplarında da kapılmıştım.

Havada kaldığını düşündüğüm bir başka konu ise Cihan'ın Mihrimah' a olan aşkı. Hepimizin malumu ki Mimar Sinan'ın Mihrimah'a aşık olduğu tarihi bir dedikodudur. Gerçek mi değil mi tabi ki bilemeyiz, Elif Şafak da bu konuyu Sinan'ın çırağı Cihan üzerinden işlemek istemiş. Ancak  Muhteşem Yüzyıl sayesinde günümüzde popüler olan bu tarihi karakter sadece kitabın reytingini arttırmak çin kullanılmış, çünkü o kadar basit ve derinliksiz işlenmiş ki konu, bölüp pörçük ve parça parça, hatta sonunda çok kötü bağlanmış.Kısacası çok gereksiz bir detay olarak kalmış.

İyi şeylerden de bahsetmek istiyorum aslında ama yazdıkça anlıyorum ki kitabın geçtiği döneme ait halkın yaşayışıyla ilgili bilgi vermesi dışında ve dili dışında pek hoşuma giden bir şey yokmuş. Benimle aynı fikirde olmayan ve kitabı çok beğenen kişiler de vardır eminim, ama dediğim gibi o kadar çok güzel kitabı üst üste okudum ki bu ara, bu kitap onların içinde vasat kaldı. Unutmadan kitapla ilgili iyi bulduğum bir başka şeye daha değineyim (çok az oldukları için kıymetliler :) ) Elif Şafak gerçekten ilginç konular bulan bir yazar, bu yönünü çok seviyorum. Osmanlıda saraya ait bir filin bakıcısı ile ilgili bir kitap yazmak çok kişinin aklına gelmezdi heralde. Fillerle ilgili ve saray hayvanlarıyla ilgili ilginç şeyler öğrenmiş oldum okurken, bu bakımdan yaratıcı ve başarılı. Keşke yazmak için daha uzun zaman ayırsaymış ve kurgusunu daha güzel kurabilseymiş.

Okuduğum için tabiki pişman değilim ve elinize geçerse mutlaka okuyun, ama kitabı satına almak için bir heycan duymanıza gerek yok. 
Sevgiler..

2 yorum:

  1. Elif Şafak ile ilgili düşüncelerimiz benziyor gibi.Şu ana kadar 2 kitabını okudum,bir daha okumam kolay olmayacak :) Kitaplarını "pazarlama amaçlı" yazıyor gibi geliyor bana,okurken bu düşünceyi aklımdan atamıyorum.Mesela bu kitabı okumadım ama dediğiniz gibi Mimar Sinan ve Mihrimah aşkı oldukça merak edilebilecek bir konu,onu kullanması da bir strateji olabilir..Sadece bana öyle gelmiyordur herhalde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benimle benzer duyguları olan biriyle karşılaştığıma sevindim, daha iyisini yapabilecekken kolaya kaçmak niye?

      Sil