24 Eylül 2014 Çarşamba

Yemekte Balık Varmışçasına..


Canım balıklı tabaklarımı kullanmak istiyordu ama evde balık çok az yaptığımız için uzunca bir süredir kullanamıyordum. En sonunda balıklı tabaklarımı kullanmak için balık yemeği beklemekten vazgeçtim ve böyle bir görüntü ortaya çıktı. Actifrydan soya soslu ve pekmezli tavuk kanadı yaptım, yanına da patatesli ve biberli bulgur pilavı. Pilavın içindeki patatesleri önce minik küpler halinde doğrayıp biraz actifryda pişirdikten sonra ekledim pilava, hem dağılmadı hem de lezzetli oldu. 

23 Eylül 2014 Salı

Kurt Seyt ve Murka / Nermin Bezmen


Bu yaz deliler gibi kitap okuyabildim çok şükür:) İşte bu deliliklerden bi tanesi de Kurt Seyt ve Shura'nın devam kitabı olan Kurt Seyt ve Murka oldu. İlk kitabı kadar güzel bir dille yazılmış, merak uyandıran sürükleyici bir kitaptı. Bu kitap Shura'nın İstanbulu terk ettiği günden devam ederek başlamış ve Seyit'in ölümüne kadar bütün hayatını anlatmış. İlk kitapta güçlü, muktedir ve aşık bir Seyit görüyorken bu kitapta eşiyle sorunlar yaşayan, hayatta bocalayan daha zayıf bir Seyit okuduk. Shura'dan sonra Murkayı içim almaz diye biraz sıkılarak başlamıştım kitaba ancak Nermin Bezmen yine o akıcı uslubu ve hikaye etme yeteneği sayesinde karakteri çok güzel hayatımıza sokmuş. Yadırgamadan bazen acıyarak ve kitabın sonunda sinir olarak okudum Murka'nın hikayesini.

18 Eylül 2014 Perşembe

Kurt Seyit'e Fahriye Evcen Dopingi İşe Yarar mı?

Nermin Bezmenin kitabı Kurt Seyt ve Shura'yı, dizisinin çekileceğini ve başrolünde Kıvanç Tatlıtuğ'un oynayacağını öğrenince hemen alıp okumuştum ve çok çok beğenmiştim. Birçok kişi gibi benim de diziden beklentim çok yüksek oldu bu yüzden, ama bir şekilde dizi nedense tutmadı. Benim tahminim dizinin kitabın senaryosunun dışına fazlasıyla çıkması ve çok klişe olayların eklenmesi, reklamsız çok uzun süre yayınlanması ve Rusya'da geçen sahneler nedeniyle Ruslara özgü davranış ve konuşma şekillerinin Türklere samimiyetden uzak gelmesi. Bu nedenlerle Türkiye çekimleri başladığında işin renginin biraz daha değişeceğini düşünmüştüm ancak çok da fazla fark eden bir şey olmadı maalesef.


Ve Dağlar Yankılandı/ Khaled Hosseini

Yeni dönem klasik bir Türk kadını olarak ben de kahve içmeyi ve kitap okumayı çok seviyorum, sizden bir farkım yok yani. O yüzden kitaplarımın fotoğraflarını çekerken yanlarında hep Türk kahvesi oluyor, bunu şu anda idrak ediyorum. Bilerek yaptığım bir şey değil, ziraa ya kahve içerken okuyorum ya da kahvem bitince uzanarak okuyorum. Aa bir de balkonda rejisör sandalyeme (bu kelimeyi cümle içinde kullanmak için çok bekledim!) oturarak ve ayaklarımı da bir başka rejisör sandalyesine uzatarak keyif yaptığım anlar var ki en güzeli onlar oluyor genelde. Ancak hava artık daha erken kararmaya başladığı için bu keyfi haftasonları yaşayabilicem.


16 Eylül 2014 Salı

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik... Kaz Dağlarından


Bu sene yeni yaşımı eşimin ve arkadaşlarımızın benim için düzenledikleri haftasonu tatilinde, sevildiğimi hissederek karşıladım. Ve bu güzel tatil boyunca en yoğun hissettiğim duygu gerçek huzur oldu, ki şu sıralar dedemin rahatsızlığı dolayısıyla aslında bir yanım kan ağlasa da beni bu duygudan uzaklaştıran, sahip olduklarıma şükrettiren bir gezi oldu. Rotamız, daha önce hiç gitmediğim, oksijen deposu Kaz Dağlarıydı. Cumartesi sabahı  3 aile ve bir küçük adamla İzmirden yola çıktık. Zaten sonunda görmediğim bir yere ulaşmak varsa araba yolculuğunu çok severim, ancak özellikle eşimin 90larda aldığı Cartel'in albümünü dinleyip kolumuzu arabanın camından çıkarıp "gel gel gel Cartele gel" diyerek 30 yaş üstü insalara yakışmayan davranışlar sergilemek en eğleneceli kısmıydı:) 

1 Eylül 2014 Pazartesi

Hoş Geldin Eylül Hoş Geldin 30. Yaşım



           İnanamasam da 30 yaşındayım artık. Geri dönüp bakınca 30 yılımın güzel geçip geçmediğini sorgulamıyorum, Allaha şükür güzel bir hayatım oldu. Ancak yeterince verimli oldum mu diye düşününce işte orda bazı soru işaretlerim var. Zamanında üniversiteyi bitirdim, zamanında işe girdim ve zamanında evlendim. Buralarda bi sıkıntı yok. Güzel tatillerim oldu ve arkadaşlarım, olabildiğince gezip görmeyi ve az ama öz arkadaşla tatmin edici ilişkiler geliştirmeyi denedim ve bu konuda da fena değilim.  Güzel kitaplar okudum, benden daha çok kitap okuyanları kıskandım ve olabildiğince kitap almaya çalıştım. Bu konuda tek sıkıntım kütüphanemin daha gelişmiş olmasını sağlayabilirdim noktasında. İşimden çok memnun değilim aslında, hep daha iyisini yapabilirdim diye düşündüm ama bir şekilde yeterince emek verip yapmadım. Bu verimsiz olduğum bir nokta, gerçekten kendime, hayatıma ve zekama ihanetim. 
Doğru zamanda doğru insanlar güzel bir evlilik yaptım, Allah herkese nasip etsin, bu konuda da içim rahat. Eskiden hareket etmeye çalışan bi şekilde sporu hayatının içinde tutan biriydim ama evlendikten sonra bu konuda sınıfta kaldım. Çok güzel bol bol yemek yedim ve sonuçta kilo aldım. Sanırım bu konuda da bi fire vermişim. O zaman otuz yaşıma kadar yanlış yaptığım konularla ilgili hatalarımı ele alma vakti gelmiş. Daha çok kitap satın almalı, kariyerime daha fazla zaman ayırmalı, spor yapmalı ve bir kaç yıl içinde çocuk sahibi olmalıyım. Peki bunlar gerçekleşince?

Allah kerim:)

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin