10 Temmuz 2015 Cuma

Balkonda İftar Sofralarım


İftarda yenilen yemeklerin tadı da huzuru da bi ayrı oluyor bence. Ben bu sene hamilelik dolayısıyla oruç tutamasam da eşim sayesinde bu duyguyu yaşamaya devam ediyorum. Ancak artık ağırlaştığım için, yemek yapmak güzel sofralar hazırlamak bir hayli yorucu olmaya başladı. Bu nedenle basit menülere yöneliyorum, bir önceki yazımda bahsettiğim gibi. İzmirde hava akşamları da çok sıcak olduğu için, esintisiz olan akşamlarda evin içinde klima eşliğinde iftar yapıyoruz ama onun dışında genelde balkonda olmayı tercih ediyoruz. Bostanlı sahiline bakan balkonumuz sayesinde manzaramız da güzel olduğu için, bu sene bizi balkonda yakalayabilirsiniz:) Resimler iftara bir kaç dakika kala hava kararmak üzereyken çekildiği için netlikleri çok iyi değil.

Yukarıdaki iftar soframızın konseptinden de anlayabileceğiniz gibi bir balık gecesi söz konusuydu. Biz balığı fileto haline getirip tost makinesini en yüksek ayarda ısıttıktan sonra 15-20 dakikada pişiriyoruz. İki balıktan çıkan 4 filetoyu aynı anda pişirebiliyoruz aklınızda bulunsun. Bu aralar favorilerimizin arasında balığın yanında actifryda yapılmış patates kızartması var. Böylece hem balığı hem de patatesi kızartma tadında ama yağsız yemiş oluyoruz ve iftarda ağır yemek yemiş olmuyoruz.


Üstteki resimdeki menümüzde ise mercimek çorbası, kaşarlı mantar sote ve ızgara bonfile vardı. Bonfileyi de biraz dövdürerek yine tost makinasında yapıyorum, benim için pratik bir yöntem oldu. Evlendikten 3 sene sonra tost makinasını keşfetmem de ilginç tabi:) Dediğim gibi basit menülerden gitmeye çalışıyorum ama bi kere de patlıcan karnıyarık yaptım, lütfen yani o kadar da tembel değilim! :)

9 Temmuz 2015 Perşembe

Kıymalı Patetesli Kolay El Açması Börek

Hamileliğimin son sekiz haftalık bölümüne girdim bile ve artık resmi olarak izinliyim:) Bu sene hamilelik dolayısıyla oruç tutamıyorum ama eşim bırakmadan tutmaya devam ediyor. Aslında biraz nefes darlığı ve kalp çarpıntısı olan bir hamile için fazla bir hazırlık yapamıyorum iftar için, kolay menülere yöneliyorum ve yemek yaptığım günlerde evde başka hiç bişey yapamıyorum. Ama yine de mutfağı seven biri olarak evde onca iş beni beklerken geçen günlerde Nurselin Mutfağını izlerken gördüğüm Arnavut Böreğinden esinlenerek ben de iftar için uyduruk bir börek yaptım. Elde açma börek daha önce hiç yapmamış biri için bile fazla hata yapma ihtimali olmayan bu kolay böreği belki siz de iftar için yaparsınız diye düşünerek paylaşmaya karar verdim.



Ben burada tam olarak malzeme listesi vermiyorum çünkü ben de evde hamuru tutarken evdeki un miktarı kadar hamur yapabildim. O yüzden tam bir ölçüm yok, sadece böreği yaparken kullanılan mantık hoşuma gittiği için daha çok ondan bahsedicem.

Sadece un, su ve tuz kullanarak bir hamur tutun. İki kişilik, tart kalıbı büyüklüğüne yakın bir börek için en az 2 bardak veya biraz daha fazla un kullanmanızı tavsiye ederim. Hamurunuzu tuttuktan sonra buzdolabında dinlenmeye bırakın ve bu arada böreğin içini hazırlayın.

İç harç olarak ben biraz sıvı yağ konmuş tavaya çiğ olarak bir adet büyük boy patatesi rendeledim ve patatesler neredeyse pişme noktasına gelene kadar güzelce soteledim. Patatesler sotelendikten sonra içerisine 250 gram kadar kıymayla birlikte tuz ve karabiber ekledim. Kıymalar da piştikten sonra harcın altını kapattım.

Buzdolabında dinlenmiş olan hamuru öncelikle iki eşit bezeye ayırdım. Bezelerden biri böreğin altı için, diğeri üstü için kullanılıyor. Her bir büyük bezeyi de 4'e böldüm, yani toplam da 8 eşit bezeye sahip oldum. Yaklaşık elimin büyüklüğünde açtığım bir bezenin üzerine tereyağ ve sıvı yağ karışımı sürüp bir köşeye aldım. Açtığınız bezenin tam bir yuvarlak olması ya da şekli pek önemli değil, bu da benim gibi acemiler için oldukça önemli bir detay ziraa öyle güzel hamur açmak gibi bir becerim yok henüz.

Sonra bir bezeyi daha elimin büyüklüğünde açıp, üzerine yağ sürdüğüm açılmış bezenin üzerine koydum ve bu şekilde aralarında yağ olan 4 tane bezeyi üst üste getirdikten sonra hepsini birlikte biraz daha büyüttüm. Çok fazla açmanıza gerek yok çünkü geri kalanını ellerinizle halledebiliyorsunuz. Açtığınız tabanı tepsiye koyun ve ellerinizle tepsinin büyüklüğüne getirin ve üzerine harcınızı koyun. Tekrar üzeri için aynı şekilde dört bezeyi üst üste getirerek açın ve böreğin üstünü kapatın. İsterseniz işleminiz burada bitebilir. 

Ancak benim gibi biraz görüntüsünü güzelleştirmek isterseniz kenarlarını alttan üste doğru ufak ufak yuvarlayarak şekil verin ve fırına koymadan önce kesin. Anlatması uzun gibi görünse de normal elde açma börekler için gerekli olan yufka açma işlemine ihtiyaç duymayan, bezeyi biraz büyüttükten sonra gerisini elinizle büyüterek mükemmel yuvarlaklara ihtiyaç olmadan yapabileceğiniz bir börek.

Ben üzerine yumurta sarısı bile sürmedim, katların arasına sürdüğüm yağdan kalanını gezdirdim üzerine ve 190-200 derece arasında kontrollü pişirdim. Ben becerdiysem siz de yapabilirsiniz, sözüm tecrübelilere değil, benim gibi acemilere:)


3 Temmuz 2015 Cuma

Bebeğimin Odasını Hazırlarken 2-Kızımın Pembe Sepet Beşiği


Merhabalar.. Yazıcak çok şeyim var ama yazmaya mecalim yok, malum artık karnı burnunda 31 haftalık bir gebeyim ve doğuma sadece 7 haftam kaldı. Aslında şu sıralar Ramazan sofralarından, iftar menülerinden bahsetmek isterdim ama maalesef öyle pek süslü sofralarım olamıyor. Kızımla ilgili yazılmayı bekleyen bir çok konu başlığı sırasını beklediği için ben de Ramazan ayında belki pek ilginizi çekmeyecek olsa da, hamile anne adayları için fikir olması amacıyla kızıma aldığımız sepet beşik maceramızdan söz edeyim biraz.

Kızımız ilk doğduğunda odamızda yatıracağımız beşiğe karar vermek pek de kolay olmadı aslında. Farklı tarzda ürünler kullanan annelerden deneyimlerini dinledikten sonra kafamız bir hayli karışmıştı. Genel olarak park yataklardan çok memnun kalındığını ve uzun süreli kullanım ve taşınabilir olmasının bunda çok önemli bir payı olduğunu duydum çoğu kişiden. Oysa ben park yatakların görüntülerini genel olarak çok sevmiyorum ve daha ilk çocuğum olduğu için bir çok anne gibi işlevsellikten ziyade görselliğe yöneliyordum:) Yatak odama park yatağı sığdırabilmem biraz zor olacaktı. (sepet beşiklerden daha büyük bir alan kaplıyorlar) Bu durum benim en kurtarıcı bahanem oldu. 



Park yatağı şimdilik egale ettikten sonra sepet beşik seçimine gelmişti sıra. Farklı tarzlarda ve boyutlarda sepet beşikler mevcut. İlk önce Funna Baby'nin sepet beşiğini görsel olarak ve taşınabilir olması nedeniyle çok beğendim, ancak beşiğin boyutunun bir çok sepet beşikten küçük olduğunu fark edince (sadece 3-4 aya kadar kullanılabilir duruyordu) vazgeçtim.

Daha sonra ahşap çerçeveli bir çok yerde örneğini görebileceğimiz içi beyaz tekstilli olan beşikleri araştırmaya başladım. Bir çok bebek mağazasını dolaştım ve sonuçta önemli olanın beşikle birlikte takımın içindeki yatak olduğuna karar verdim. Çünkü aynı görünümdeki beşiklerin arasında 150 -200 lira arasında fark olunca ilk etapta daha ucuz olan cazip geliyor, ancak aradaki farkın beşiğin içindeki yatakların kalitesinden geldiğini öğrendim. Pamuk yatak verilen beşikler daha ucuzken, içinde süngere benzeyen bebek yatağı olan beşikler biraz daha pahalı. Ancak pamuk yatakların lime lime dökülen dengesiz ve düz olmayan yapısı bence bebeklerin omurgası için hiç de iç açıcı değil. 



Tam da beyaz ahşap çerçeveli, beyaz tekstilli ve normal yatağı olan bir beşikte karar kılmışken eşimin isteği üzerine İzmirlilerin yakından tanıdığı Mina Baby Mağazasına gittik ve yukarıdaki resimlerde gördüğünüz Aybi Baby markalı Little Princess beşiği gördüm ve vuruldum!

Erkekler için mavi "Little Prince" kızlar içinse pembe "Little Princess" versiyonları olan bu beşik hem boyut olarak, hem ahşabından tekstiline herşeyinin organik olması hem de yatağının kalitesi ile sadece görsellik değil işlevsellik anlamında da bütün ihtiyaçlarımı karşıladı. Bunların dışında benim en çok hoşuma giden şey, bir çok sepet beşik takımındaki örtülerin ve yastıkların şifon ya da dantel kaplamalı ve işlemeli olması nedeniyle sadece süs olarak kullanılabilecekken bu takımın hem yastığı hem örtüsü günlük kullanıma çok uygun ve yumuşacık kumaştan yapılmış olması. Normal yastığının dışında taç şeklindeki süs yastığı da güzel bir takı yastığı olabilir, o nedenle ayrıca takı yastığı yapmayı düşünmüyorum. Beşik hem sallanabilir hem de arka iki ayağında tekerleklerinin olması nedeniyle taşınabilir durumda. Markanın reklamını yapmış gibi oluyorum ama gerçekten çok içime sinerek aldığım bir beşik olduğu için kararsız kalan benim gibi anne adaylarına fikir vermek tek amacım.

Şimdilik kızımız doğmadan boş beşiği sallayarak avunuyoruz, umarım kızımız beşiğini doldurduğunda, kullanım sonrası fikirlerimi de paylaşıcam. 

Sevgiler..