30 Temmuz 2016 Cumartesi

Pür, Füzyon, Tutuşma Üçlemesi




Yine muhteşem bir D&R indiriminde aldığım 3 kitaplık bir seriden bahsedicem. Hem kitaplar 9,90'a inmişti hem de 2 kitap alana bir kitap hediyeydi, yani bu 3 kitaplık seri için toplam 20 TL vermiş oldum. Aslında kitapların isimlerini daha önce hiç duymamıştım, D&R indiriminde görünce biraz araştırma yaptım ve almaya karar verdim. 

Serinin ilk kitabı olan PÜR yazım dili olarak diğerlerine göre başlangıçta daha kötü. Kitabın diline ve olay örgüsüne alışmak biraz zaman aldı, hatta bıraksam mı diye bile düşündüm. Ancak okudukça iyi ki bırakmadım dedim ziraa çok ilginç bir konusu var. Dil konusundaki sıkıntı belki çeviriden de kaynaklanıyor olabilir, bilemiyorum. Konunun akışı açısından da arada boşluklar, oturmayan bazı bölümler var ancak bütün bu aksaklıklara rağmen elimden bırakmadan arka arkaya 3 kitabı hızlıca bitirdim. Konusu çok ilgi çekici çünkü.

Dünyada bilinçli olarak bir grup insan tarafından nükleer patlamalar yaratılarak insanların ölümüne ve ölmeyenlerin de DNA'larında kalıcı hasarlara sebep olacak şekilde deformasyonlara neden olan küçük bir azınlık var. Bu azınlık kendisi için korunaklı bir Küre inşaa edip öncesinde bu küreye girerek kendilerine muhteşem bir dünya kuruyorlar. Serinin konusu içerideki Pürler ve dışarıdaki Hilkat garibelerinin arasındaki savaş üzerine kurulu. Elinize geçerse ve indirimde bulursanız okumanızı tavsiye ederim, ancak yukarıda bahsettiğim aksaklıkları göze alarak ilk sayfalarda dirençli olmayı unutmayın:)

29 Temmuz 2016 Cuma

Eliz'in Dişbuğdayı

Güzel kızım 2 gün önce 11 aylık oldu. Günleri sayarken aylar nasıl da geçmiş, zor zamanlar nasıl da geride kalmış insan şaşırıyor. Bebekle zaman nasıl geçiyor, nasıl akşam oluyor insan gerçekten anlamıyor. Yazmak isteyip de kafamı toplayamadığım için ve zaman ayıramadığım için yazamadığım çok şey var. Bunlardan biri de Eliz 7 aylıkken yaptığımız diş buğdayı partimiz.


Eliz 6,5 aylıkken ilk dişi patladı. Çok şükür ki sandığımız kadar sancılı bir süreç yaşamadık. Biraz iştahsızlık ve bolca salyayla ilk diş serüvenimizi atlattık. Bu zaman zarfında en yakın arkadaşımız zürafa Sophie oldu, ayaklarını kulakları heryerini yedi bitirdi minik kuşum.


İlk doğduğunda bebek mevlüdü yapamamıştık, o nedenle diş buğdayını es geçmeyelim dedik ama olayı fazla da büyütmek istemedik ziraa bebekle en küçük organizasyon bile çok yorucu oluyor.

İlk olarak pastadan bahsedeyim. Baby Shower pastasını kendim yapmıştım ancak çok yorulmuştum. Bu sefer fazla vakit harcamamak için klasik kakaolu pudingli kek tarifimle kek yapıp, üstünü şeker hamuruyla süsledim.



Diş buğdayının olmazsa olmazı olan buğday için ise, yarım paket buğdayı iyice yumuşayana kadar haşlayıp derin bir kaseye döktüm. Herkes dilediği gibi servisini hazırlayabilsin diye buğdaya eklenecek malzemeleri ayrı ayrı masaya dizdim. Nar taneleri, ceviz içi, susamlı fıstık, fındık, meyve kuruları, kavrulmuş susam, tarçın, süslemek için rulo kat kullandım.

İkram kısmında ise büyük annelerden yardım aldım. Baklava, sarma, ıspanaklı börek, sosisli milföy, patates salatası, adını bilmediğim şerbetli bir tatlı daha vardı.



Dekorasyon olarak en temel düzeyde tuttuk süslemeleri. Yemek masasının üzerindeki lambaya pembe balonlar astık, diş buğdayı temalı kürdanlar aldım, kadehleri pembe kurdele ile süsledim. Bunun dışında Eliz'le resim çekilmek isteyenler için salondaki mor duvarımıza E harfi şeklinde metalik sarı renkli balon ve yine metalik sarı renkli klasik balonlarla duvarı ve mama sandalyesini süsledik. 

Yemekler yenildikten sonra küçük bir mevlüt yaptık, dualar okuduk sonrasında resimlerimizi çekildik. Misafirlerimiz için hazırladığım küçük magnet çerçeveleri ve lavanta keselerini dağıtıp organizasyonu bitirdik. Yapmayı unuttuğum tek şey meslek seçimi yaptırmak oldu. Kısmet değilmiş diyelim. Kendi halimizde küçük diş buğdayımızın detayları böyledi. Bu da burda anı olarak dursun..

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Yabancı Evin Tanıdık Odaları






Bu yaz çok sayıda ve güzel kitaplar okuma şansım oldu. Bebekli bir anne nasıl olur da bu kadar kitap okur? Anane ve babanneler sağ olsunlar, bir de en minicik boş anımda (tuvalet dahil) ve gece uyumadan önce 5 dakika bile olsa kendime terapi amaçlı mutlaka okuyorum. Sırayla yavaş yavaş yazıcam kitaplarımı, burayı bir süreliğine kitap bloğuna çevirebilirim.

D&R indiriminde görüp aldığım ve beni bu kadar sarsacağından haberim olmayan bu kitap benim biraz daha ayaklarımın yere basmasına neden oldu. Konusu çocuk istismarı. Çocuğu olan benim gibi annelerin içini daha fazla sızlatan, kendini ve kendi çocuğunu düşünmeye ve sorgulamaya yönelten acımasız bir kitap aslında. Bütün bunlar nasıl yaşanır, insanlar nasıl bu kadar iğrenç ve acımasız olur diye diye okudum. Elinize geçerse siz de okuyun. Şimdiye kadar, beni üzeceğinden emin olduğum bu alanla ilgili fazla araştırma yapmamıştım, bazı gerçekleri ve bu kişilerin profilleriyle ilgili bilgileri güzel bir romanın içinde öğrenmek benim için iyi oldu. Sürükleyici bir kurgusu var ve kitap karton kapak. Bu fiyata karton kapalı güzel bir kitap okuduğum için mutluyum.