23 Ocak 2018 Salı

Noel Zamanı Münih Tatili


Evli ve çocuklu bir kadın olarak, eşim ve çocuğum olmadan kardeşimle birlikte 2 gece 3 gün Münih'te tatil yaptım. İmkansızdı ama gerçek oldu. Bir sürü aksilik oldu, planlarımız değişmek zorunda kaldı ama sonunda bu geziyi gerçekleştirmeyi başardık. Özellikle yılbaşı öncesine denk getirmeye çalıştık çünkü yurt dışında yeni yıl hazırlıkları, süslemeleri ve eğlenceleri daha görkemli yaşanıyor. Almanya'yı tercih etme nedenimiz yeni yıl pazarlarının tarihteki çıkış noktası olması. Neden özellikle Münih derseniz aslında tam bir cevabı yok, uçak oraya gidiyordu biz de bindik diyebiliriz:)


Münihte Nerde Kaldık

Yaşadığımız aksilikler nedeniyle öncesinde fazla planlama yapamadığımız spontane gelişen bu gezide kalmak için Booking'ten seçtiğim otel Kavun Otel oldu. Bizim otelimiz Türklerin yoğunlukla bulunduğu gar bölgesine ve Octoberfest'in yapıldığı alana yakındı. Sonradan yaptığım araştırmalarda kalmak için fazla tavsiye edilen bir bölge olmadığını gördüm ve gitmeden biraz tedirgin oldum açıkçası ama puanının yüksek olması ve yorumların iyi olması güvenimi arttırdı. Sonrasında ise yaptığım tercihten kesinlikle pişman olmadım, yanlız iki kadın olarak hiç bir sıkıntı yaşamadık ne otelde ne de otelin bulunduğu çevrede.

Havaalanından Münih'e Ulaşım ve Bilet Sorunu

Sun Express'le Münih'e ulaştıktan sonra havaalında kontrol noktasından geçip valizlerimizi almamız bir saaten fazla sürdü çünkü gerçekten Türklere daha farklı bir yaklaşımla işleri zorlaştırıyorlardı. Neyse moralleri bozmadık ve valizimi aldıktan sonra Münih'te yaşayan arkadaşım Dina'nın daha önce tarif ettiği gibi S Bahn'a binmek üzere bilet alma kabinlerine uğradık. Kişi başı 13 Euro vererek (hayatımda havaalanı ulaşımı için ödediğim en yüksek bedel) hem havaalanından merkeze ulaşımımızı sağlayan hem de tüm gün geçerli bileti tercih ettik. Otele gidebilmek için S Bahn'ın Hauptbahhof durağında inip, oradan 4 numaralı (5 numaralı metroda olur) metroya binip bir durak giderek  Theresienwiese durağında inip otelimize yürüyerek ulaştık

Münihteki bilet ve ulaşım sistemi biraz karışık ama dikkatli davranınca bi yandan da gayet pratik. Her bilet her metro ya da trende geçerli olmuyor. Gitmek istediğiniz yöne ve inmek istediğiniz durağa göre tren seçimi yapıp ona göre bilet almanız gerekiyor. Bu konuda dikkatli olun.


Münih'teki Yemek Durakları







Otele gidip yerleştikten sonra üzerimizi değiştirip ilk önce Tiger Mağazasına gidip biraz alışveriş yaptıktan sonra (ileride bahsedicem) Dina'yla buluşmak üzere Künstlerhaus Losteria'ya gittik. Karlsplatz bölgesinde (Münih'in merkezi diyebiliriz) çok güzel bir İtalyan restorantıydı. Pizza, ev yapımı şarap ve ravioli yedik. Yemek öncesi harika aperatifler geldi masamıza. Yiyecekler ve ambiyans çok iyiydi ama asıl bomba bence şaraptı. Genel olarak ev yapımı şarapların zaten alkol oranı biraz daha fazla olur, bu da az içki çok mutluluk demek bence:) Tekrar Münih'e gidersem kesinlikle tekrar gitmek isteyeceğim çok güzel bir restoranttı.


Sadece iki gece konaklayacağımız için oteli kahvaltı dahil almamıştım. Kruvasan kahve ikilisiyle Avrupa kahvaltısı yaparız diye düşünmüştüm ama kahvaltılarımız hiç hayal ettiğimiz gibi olmadı ziraa kaldığımız otel Türk mahallesinde olduğu için sokağımızdaki büyük marketten gözleme simit ayran alarak kahvaltı ettik, Avrupa kahvaltısı yani bi nevi:) Karnımız doydu en azından. Öğle yemekleri için tatlı kahve gibi atıştırmalıklarla geçiştirip akşam yemeklerini uzun saatler oturabileceğimiz yerlerde yiyerek geçirdik.

İkinci akşam yemeğimizi Hans im Glück'te (Leopoldstrasse'de olan şubesi) yedik. Yine hem ambiyans, hem hamburger hem de kokteylleri çok iyiydi. Dina sayesinde akşam yemeklerini nokta atışı yedik. Giderseniz tavsiye edebileceğim bir yerdi.



Hem tatlı hem kahve için Karlsplatz'da Rischart tercihimiz oldu. Herşey çok lezzetliydi ve biz çok açtık. Hatta tavuklu sadwich bile çok iyiydi. Türkiye'ye dönerken ordaki tatlılardan paket yaptırdık biraz, yiyecek anlamında market alışverişi dışındaki tek alışverişimiz bu oldu.(Hediyelik anlamında)



Bunları dışında gerçekten Almanya'ya has ne yediniz derseniz hiç birşey diyebilirim, çünkü pek lezzetli bir mutfakları yok gibi geldi bana. Zaten süremiz çok azdı ve fazla araştırma yapmadan gitmişti. 

İçeçek olarak ise Christmas Market'lerde bol bol sıcak şarap içtik, ben normalde pek sevmezdim ama Almanlar bu konuda başarılı. Genel olarak içkiler zaten iyiydi, yemeği değil ama içmeyi iyi biliyorlar sanırım:)

Market alışverişi olarak biraz alkollü çikolata, kahve kreması ve vakumlanmış poşetlerde peynir çeşitleri aldık, biraz da alkol.

Münih'te Alışveriş ve Gezi Noktaları



Münihte ilk gün hemen koşa koşa gittiğimiz ve alışverişimizin büyük kısmını yaptığımız yer Tiger mağazası oldu. Ivır zıvırcı diyebileceğimiz türden kırtasiye, dekorasyon, oyuncak vesaire olan bir dükkan. Yılbaşı öncesi olduğu için ürünlerin bir kısmında yüzde 50 indirim vardı. Hem kızıma oyuncak, hem hediyelik eşya, yılbaşı süsleri falan aldık. Genel olarak Münih'te fiyatlar euronun yüksek olması nedeniyle ülkemize göre yüksekti. Ancak Tiger fiyatların en iyi olduğu dükkandı diyebilirim. Bakmadan dönmeyin bence.

Christmas marketlerde ise fiyatlar tavan yapmış durumdaydı, sadece göz attık, sıcak şarap içtik ve nutellalı kreplerin tadına bakıp müzik dinledik. Özellikle beni cezbeden bişey yoktu.

Kozmetik alışverişi için tabi ki DM'lere bayağı para bıraktık. Her marka değil ama bazı markalar ülkemize göre gerçekten çok indirimliydi. Mesela Sebamed ürünleri, saç spreyleri, kuru şampuanlar, Trend İt Up isimli kozmetik markası, vitamin tabletleri, deodorantlar, saç bakım ürünleri derken epeyce alışveriş yaptık.

Giysi alışverişi için Karlsplatz bölgesindeki çoğu büyük mağazayı gezdik ancak euronun yüksek olmasından dolayı almaya değer fazla bişey bulamadık. Yine gidip HM'den alışveriş yaptık! Zaten fazla zamanımız olmadığı için bilinen bir kaç marka dışında fazla bir yere de bakamadık. Aslında Primark mağazasından bişeyler alma umuduyla gittik ancak biz gittiğimizde Münihteki şubesi henüz açılmamıştı maalesef.

Noel öncesi olduğu için bol bol Christmas market gezdik tabiki, fotoğraf çekmek için yeniyıl ambiyansı yaşamak için çok güzel, değişik olanlardan biri Gaylerin toplandığı Gay Christmas Marketti. Pembiş pembiş görmeye değerdi. Alışveriş anlamında bence gereksiz pahalıydı. Ancak şaraplar ve nutellalı krepler çok güzeldi.


Turistik gezi anlamında Nymphenburg Sarayına ve Olympiapark'taki Olimpiyat Kulesine gittik. İkisini yarım günde hallettik diyebilirim. Sarayın içini gezmedik hem zamansızlıktan hem de giriş fiyatının yüksek olmasından, bahçe kısmını ve binasını görüp bir kaç fotoğraf çekilip döndük. Kışın fazla bişey ifade etmedi bize ama baharda gerçekten güzel olacağını düşünüyorum. Olympiapark ise çok daha ilgimi çekti, çok güzel bir doğası vardı, şehrin içindeki yeşil cennet diyebilirim. Keşke bizde de böyle güzel parklar ve düzenleme alanları olsa. 7 Euro vererek Kuleye çıktık 360 derece Münih manzarasına baktık ve döndük. 


Bunların dışında tabiki gidilecek güzel parkları ve binaları vardı ama havanın soğuk olması ve vaktimizin az olması bizi şeçim yapmak zorunda bıraktı. Gidemediğim için üzgün müyüm? Hayır. Aksine 2 gece için bile olsa böyle bir kaçamak yapabilmiş olmaktan çok mutluyum. Tekrar Münih'e gider miyim, hayır çünkü çok da turistik bi şehir değil bence, ama eğlendim ve mutlu oldum mu kesinlikle evet:)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Follow Me From Bloglovin

Follow on Bloglovin